• BIST 108.869
  • Altın 271,535
  • Dolar 5,7701
  • Euro 6,3816
  • İstanbul 5 °C
  • Ankara -7 °C
  • İzmir 1 °C
  • Antalya 8 °C
  • Muğla 1 °C
  • Çanakkale 1 °C

Denizciliğimize Haziran 1961 tarihinden nostaljik bir bakış

Kpt. MESUT AZMİ GÖKSOY

YDO tankercilik hocası rahmetli Sayın Günay Salman’ın 1960 yıllarında Türk denizciliğinin gerçek görünüşünü ele alarak 2019 yıllarındaki görünüşü ile karşılaştırabilmek için bu görüşleri dile getirmeki istedim.

Armatör adı altında deniz ticareti ile kaç kişi veya firmanın olduğunu bilmiyoruz. Bilinen bir şey varsa bunlardan bir tanesi hariç diğerlerinin armatör ad ve sıfatına layık olmadıklarıdır.

Denizci ülkelerde genellikle muazzam, güçlü şirketler halinde görünen bu gibi müesseseler, çalıştırdıkları denizcileri çalışma süreleri içinde bir yuva sahibi ederler. Zamanı dolunca emekli olmalarını sağlayarak ailesini rahatça geçindirebilecek bir ücretle geçindirebilecek bir parayla emekliye ayrılabilmelerini sağlarlar. Hayat yorgunluğunun olmadığı çoluk çocuğu ile birlikte giderebilmesini sağlarlar. Böylelikle denizci bütün ömrü boyunca çalışıp didinmiş olmasının faydasını kazanmış olur.

Bizde ise bu gibi kuruluşlar ya bir kişiye ait veya birkaç kişinin hissedar olduğu ve bazı gemilerin kondisyonlarının iyi olmadığı birkaç gemiden ibaret bir kuruluşu idare eden durumundadırlar. Tabi buralarda uzun süreli hizmet söz konusu olamaz. Denizcilerimizin büyük kısmı armatörde çalışmış olup bu durumu çok iyi bilirler. Armatörler ile temasımız daha okul çağlarında iken duyduklarımızla doludur. İyi şirketlerden ayrılıp armatörler arasında gezinmeye başlandığı zaman gerçeklerle yüzleşmeye başlarlar. Devletin desteğini arkasında bulamayan pek çok armatör zor durumlara düştüğünde bunun tassarufunu personel, malzeme ve kumanyadan çıkarmaya çalışırlar ve ekonomilerini paid off ederler. 20.yüzyıldayız ancak hala bazı armatörler personel ücretlerini ödemeyebiliyorlar ve yasal hakları olan fazla mesailerini yeterince ödememekte ısrarlı davranıyorlar. Gemiye gerekli malzemeyi, kumanyayı kısıtlıyorlar. Peki, bu nasıl önlenebilecek? Yasal kuruluşlar, sendikalar mı?

Buldukları en iyi çözüm, kalitesiz gemi adamı sayısını arttırarak ücret düşürmeye gitmek. Bütün denizci ülkeler, denizcilik eğitimlerine ağırlık verirken biz bu konuda yetersiz kalıyoruz. Bu arada armatörler istisnalar hariç denizde çalışmak istemeyen ve yeterli bilgi ve tecrübeye sahip olmayan sadece kapris sahibi denizcileri ofislere toplayarak kendilerine en büyük zararları vermektedirler. İleriki yıllarda armatörler bu gerçeği görecekler ve tedbirlerini almaya başlayacaklardır. Yeter ki geç kalınmış olmasın. Denizde bilgi ve tecrübe esastır ve bunlar 25-30 yaşlarında elde edilemez. Philosophy teorisine göre dynamizm ve experience göz ardı edilemez. Camiamızda pırıl pırıl gençler var ve bunları ofis çalışanlarının kaprisleri ile kaybetmemek gerekir. Maalesef son yıllarda denizciliğimizin en önemli sorunu budur.

Denizci bir ülke olan Türkiye’mizin en kısa bir sürede bu durumdan kurtulması ümidiyle.

GÜNAY SALMAN, Haziran 1961-Deniz Dergisi, Sayı: 75

Yazarın Diğer Yazıları
ÇOK OKUNANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2004 Deniz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 970 87 88 | Haber Scripti: CM Bilişim