• BIST 110.477
  • Altın 275,921
  • Dolar 5,8011
  • Euro 6,4759
  • İstanbul 13 °C
  • Ankara 9 °C
  • İzmir 15 °C
  • Antalya 13 °C
  • Muğla 10 °C
  • Çanakkale 12 °C

2 bin 600 sanayi tesisinin atıkları Ergene Nehri’ne akıyor

2 bin 600 sanayi tesisinin atıkları Ergene Nehri’ne akıyor
Ergene Havzası’ndaki birçok evde birden fazla kanser vakası göze çarpıyor. Uzmanlar, ‘Sanayi kanalizasyonu’ olarak tanımladıkları Ergene Nehri’ndeki kirliliğin kanser vakalarında artışa neden olduğu görüşünde.

Kirlilik, Istranca Dağları’ndan doğup Ege Denizi’ne akan 280 kilometrelik Ergene Nehri’nin neredeyse 40 yıldır kaderi. Tekirdağ, Kırklareli ve Edirne sınırları içerisindeki nehir havzasında, 1 milyondan fazla kişi yaşıyor. 1980’lerin başında İstanbul’daki deri, kozmetik, tekstil, plastik fabrikaları bu bölgeye taşındı.

Son yıllarda yapılan düzenlemelerle organize sanayi bölgesi kapsamında sıra sıra dizili 2 bin 600 sanayi tesisi, 40 yıldır kimyasal atıklarını Ergene Nehri’ne döküyor. Bunun sonucu olarak atık maddelerin kirlettiği Ergene, 4. derece kirli nehir suyu olarak tanımlanıyor. Hiçbir amaçla kullanıma uygun değil. Nehrin simsiyah rengi ve dayanılmaz kokusu bir yana, bölge halkı ve bilim insanları sudan çıkan ağır metallerin sağlığa zararlı olduğunu ve kanser vakalarının son yıllarda görünür şekilde artış gösterdiğini ileri sürüyor.

Prof. Dr. Osman İnci, Ergene halkının ağır metal birikimine maruz kaldığını belirterek şu bilgileri verdi: “Nehirden alınan su örneklerinin incelemesi, 1061 tane maddenin ağır kanserojen olduğunu ortaya koydu. En tehlikeli kanserojen olduğu bilinen kadmiyum ilk sırada yer alıyor. Nehir çevresinde yaşayan tümörlü hastalarda normalin 3 katı oranında bulunuyor. Kadmiyumdan sonra kurşun, nikel, bakır, çinko ve kobalt gibi ağır metaller geliyor.”

8 yıllık rektörlüğün ardından özel bir kurumda hastanede görev yapan İnci, son 3 yılda sadece kendisinin 150’den fazla operasyon yaptığı bilgisini paylaşarak “Sorunun çözülmesini istiyorlarsa, sanayi tesisleri atıklarını nehre deşarj etmeyecekler. Eğer 20 sene rahat bırakırlarsa doğa kendisini toplar. Derin deşarj çözüm değil” dedi.

Gerek nehir kirliliği gerekse kirliliğin insan sağlığına etkisi konusunda yasal mücadele veren Trakya Platformu’nun temsilcisi avukat Bülent Kaçar ise “Etrafımız kanser hastası dolu ama net sayıyı bilmiyoruz. Veriler paylaşılmıyor” diyor. Trakya Üniversitesi Balkan Onkoloji Hastanesi Bölüm Başkanı Prof. Dr. İrfan Çiçin, artışın direkt nehir kirliliğinin bir sonucu olup olmadığı konusunda kesin görüş belirtmenin yanlış olduğunu, ek epidemiyolojik çalışmalara ihtiyaç duyulduğunu söylüyor.

Sağlık Bakanlığı 2011 yılında Ergene Nehri Havzası çevresinde kimyasalları tespit etmek için “Kocaeli, Antalya, Tekirdağ, Edirne, Kırklareli İllerinde Çevresel Faktörlerin ve Sağlık Üzerine Etkilerinin Değerlendirilmesi Projesi” ismiyle bir proje başlatmıştı. Bakanlık, çalışmanın devam ettiğini ve sonuçların gelecek aylarda açıklanacağını bildirdi. Türkiye’de kanserle ilgili son verilerin 2014 yılına ait olduğu hatırlatılarak “Son 5 yıl verileri değerlendirildiğinde; kanser sıklığında herhangi bir artış ya da azalış olmadığı” belirtildi.

DENİZ HABER AJANSI

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÇOK OKUNANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2004 Deniz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 970 87 88 | Haber Scripti: CM Bilişim