• BIST 1.419,430
  • Altın 487,78
  • Dolar 8,6130
  • Euro 10,0900
  • İstanbul 27 °C
  • Ankara 26 °C
  • İzmir 33 °C
  • Antalya 32 °C
  • Muğla 31 °C
  • Çanakkale 25 °C

İstilacı balıklar, doğal türleri yok ediyor

İstilacı balıklar, doğal türleri yok ediyor
Prof. Dr. Özgür Emiroğlu, Porsuk Barajı’nda çoğalan istilacı balık tehlikesine karşı uyarılarda bulundu. Emiroğlu, Eskişehir'in ciddi anlamda istilacı balıklar tarafından işgal edilmiş illerden bir tanesi olduğunu ifade etti.

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Özgür Emiroğlu, son dönemdeki iklim değişikliklerinin çok ani refleks hava hareketlerinde hiç beklenmeyen anda ciddi yağışlar, yüksek/düşük sıcaklıklar ya da ortalama sıcaklıkların değişmesi ile kendini gösterdiğini belirtti.

Emiroğlu, yaşanan iklim değişiklikleri nedeniyle yaşanan istilacı balık tehlikesini vurguladı.

İklim değişikliğinin tatlı su balık türleri üzerindeki etkilerini araştıran Prof. Dr. Emiroğlu, ekoloji değişikliğinin tür ve popülasyon büyüklüklerinin değişmesine sebep olduğunu, hiç bilmediğimiz canlıların yeni şartlara uyum sağlayabildiğini belirterek, “Eskişehir, ciddi anlamda istilacı balıklar tarafından istila edilmiş illerimizden bir tanesi. Normal şartlarda Türkiye'de toplam tatlı su balıkları içerisinde yüzde 15-17 istilacı balık varken Eskişehir'de bu oran yüzde 40'lara çıkıyor. Çünkü bizim sıcak su kaynaklarımız var. Bu sıcak su kaynaklarına gelen, insan eliyle getirilmiş bazı balıklarımız var. Dolayısıyla çok daha yüksek oranda. Doğa milyonlarca yıl içerisinde kendi içerisinde bir denge oluşturmuş durumdadır, yani bir bütçesi vardır. Bu bütçe içerisinde doğanın aldığı ile verdiği her zaman birbirine eşittir. Ancak karbon döngülere müdahalelerimiz; dönmeyecek ya da normal şartlarda on, yüz, bin yılda dönmesi gereken normal karbonu on binlerce yıl bağlıyoruz. Bu da iklim değişikliği ile beraber ekolojik değişiklikleri beraberinde getiriyor. Bütçeyi bozduğumuz için bu bütçedeki fazlalıklara, boşluklara yeni yeni türler yerleşmeye başlıyor” şeklinde konuştu.

DİĞER TÜRLERİ YOK EDİYOR

Prof. Dr. Emiroğlu mobilitenin kolaylaşması ve türlerin geçiş noktası olmasından dolayı Anadolu'da biyoçeşitliliğin çok yüksek miktarlarda olduğunu, ancak kendi içerisinde oluşan bu dengenin bozulmaya başladığını belirterek, “Tatlı su balıkları örneğinde görüldüğü üzere dışardan gelen bir türü öncelikle yabancı olarak kabul ederiz. Bu yabancı tür ekolojik sisteme, niş alışverişlerine, toplam bütçeye etkisi olup bu etkiler insana kadar ulaştığı andan itibaren bunlara ‘istilacı' demeye başlıyoruz. Çünkü diğer popülasyonlar yok oluyor, ciddi anlamda baskılanıyor, istilacılar tür değişikliklerine sebebiyet verebiliyor ve sonrasında genel bütçe değişiyor. Bizim çalıştığımız tür olan Carassius gibelio (gümüşi sazan) sularımıza geldiği zaman diğer türlerin büyük bir kısmını yok ediyor. Sebebi erkek olmadan üreyebilme özelliği. Bu türün büyük bir kısmı dişilerden oluşuyor ve diğer türlerin spermlerini çalıyor. Diğer türler çoğalamadığı gibi bu tür inanılmaz miktarda çoğalıp popülasyon oluşturuyor. Ne kadar çok sulara organik madde gelirse ve bu organik madde balıklar tarafından yenip çoğaltılmaya uğrarsa sularımız da o kadar hızlı kirleniyor. Dışardan gelen bir istilacı balık, içme suyu havzalarımızı bile kullanılamaz hale getirebilir. Dolayısıyla bunlara karşı çok iyi önlemler almamız gerekir” diye konuştu.

PORSUK BARAJININ ÖMRÜNÜ KISALTIYOR

İstilacı balıkların barajlara zarar verdiğini, elektrik üretimini etkilediğini ve içme suyu havzalarının su kalitesini de bozduğunu belirten Emiroğlu şöyle konuştu:

* Çevreden Porsuk Barajı'na gelen su kullanılabilir hale getiriliyor. Ancak burada yoğun şekilde bulunan Carassius gibelio varlığı Porsuk Barajı'nın ömrünü kısalttığı gibi organik kirliliğini de artırıyor.

* Zaten Eskişehir'e gelen suyun en büyük sıkıntısı organik kirlilik. İnorganik kirliliği çok yüksek değil. Bu organik kirlilik klor ile temizlenebiliyor fakat klor insan sağlığını olumsuz etkileyebiliyor.

* Bu istilacı balık olmasaydı Porsuk Barajı'nda kullandığımız kadar klor kullanmayacaktık. Biz bunlar hakkında yeterli ve doğru önlemler almaz isek sularımızda ciddi bir kullanım sıkıntısı yaşayacağız. Zaten küresel ısınma ile ilgili de sorunlarımız var.

* Bu sebeple doğa içerisindeki küçük dengeleri çok hassas, dikkatli takip etmeli; bozduğumuz dengeyi en az bozacak şekilde önlemler almalıyız. Eskiyi geri getirmek artık mümkün değil, ciddi anlamda zarar verdik doğaya. Ama en azından bu etkileri azaltacak şeyler yapmalıyız.

DENİZ HABER AJANSI

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÇOK OKUNANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2004 Deniz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0544 880 87 87 | Haber Scripti: CM Bilişim