• BIST 1.127
  • Altın 442,887
  • Dolar 6,9718
  • Euro 8,1794
  • İstanbul 23 °C
  • Ankara 17 °C
  • İzmir 25 °C
  • Antalya 26 °C
  • Muğla 20 °C
  • Çanakkale 21 °C

Cengiz Kaptanoğlu'nun hırsı ve kini, sektörün geleceğini yok etti!

RECEP CANPOLAT

30 kusur yıldır meslek hayatımın son 20 yılı, denizcilik sektörüne yönelik özel haberler yapmakla geçti. Son 20 yılda denizcilik sektöründe faaliyette bulunan köklü ailelerle ilgili özel haber ve yorumlara imza attım. Özel haberler nedeniyle, sektörde bazı isimler, şahsıma kimi kızdı veya küstü, kimi ise gazetecilik mesleğine gösterdiği saygı nedeniyle, yaptığımız haberleri olgunlukla karşıladı.

Bu aileler içinde biri var ki, düşman başına... Kaptanoğlu ailesini kastediyorum. Gündüz ve Engin Kaptanoğlu'nu tanımam ve her ikisi için şu anda yorum yapmam.. Ama Cengiz Kaptanoğlu ve kızı Şadan Kaptanoğlu'nu çok iyi tanırım.

Bu aile, Ömer Kaptanoğlu'nun dediği gibi "100 yıllık bir geçmişe sahip!!!" Yani anlayacağınız asırlık bir aileden bahsediyorum. Konuyu daraltmak için Kaptanoğlu ailesini sistemin ve benim konumun dışına çıkararak, daha spesifik olarak bu yazıda, Cengiz Kaptanoğlu ve göznuru evladı Şadan Kaptanoğlu'nun marifetlerini kaleme alacağım.

2018 İMEAK Deniz Ticaret Odası seçimlerinde Hepimizin Odası Hareketinde işbirliğine girerek seçimlerde ipi gögüsleyen ekibin içinde yer alan Cengiz Kaptanoğlu, kızını ODA Başkanı yapamamasına rağmen, Başkan Yardımcılığı koltuğuna oturtmayı başardı. Bir anlamda, dünürü olan ancak LHD ihalesinde kendisini çürük çıkaran Metin Kalkavan ve ailesinden de intikamını almış oldu.

Fakat kuyruk acısı öyle yüreğine işlemiş olacak ki, Cengiz Kaptanoğlu'nun Metin Kalkavan'a karşı kini ve düşmanlığı bir türlü bitmedi. Hatta seçimden sonra dost meclislerinde Metin Kalkavan'a karşı savaş kazanan komutan edasıyla; "Ben olmasaydım Tamer mamer seçimi kazanamazdı. Salih'in oyu da belli, Kıranların oyu da belli. Recep'in (Düzgit) katkısını inkar etmem, edemem..." diyerek, Hepimizin Odası Hareketinin unsurlarını değersizleştirmeye başladı.

İMEAK DTO seçimlerini kazanan ekibin içinde olmasına rağmen, Tamer Kıran'ın otoritesini kırmak ve zafiyetli göstermek adına, aleyhte söylemler geliştirdi, Oda üyeleriyle toplantılar yapmaya başladı.

Metin Kalkavan ise seçimi kaybeden muhalefet lideri rollerine soyunmadı. Aksine seçimi kazanan Tamer Kıran'ın yanında olmayı ve mevcut yönetimi desteklemeyi tercih etti. Tamer Kıran'da bu jest karşısında, Kalkavan ekibini kucaklamaya çalıştı. Kalkavan'ın bu tavrina karşı iyiden iyiye çileden çıkan Cengiz Kaptanoğlu, Tamer Kıran'ın Metin Kalkavan'a karşı uslübu nedeniyle içindeki kini kusmaya karar verdi.

KAPTANOĞLU, TÜDEV'İ VAKIFLARA ŞİKAYET ETTİ!

Tamer Kıran'ın, Türk Deniz Eğitim Vakfı (TÜDEV) Yönetimi'ni devralmasıyla birlikte, geçmiş yönetimin ibra edilmesini sağladı. İMEAK DTO Başkanı Tamer Kıran ve ekibinin, Metin Kalkavan'ın da içinde bulunduğu TÜDEV Başkanı Sualp Ürkmez Yönetimini ibra etmesi, Cengiz Kaptanoğlu için bardağı taşıran damla oldu.

Cengiz Kaptanoğlu, Şadan Kaptanoğlu, Cenk Kaptanoğlu, Kerim Kalafatoğlu ve Salih Zeki Çakır'ın da içinde bulunduğu 6 TÜDEV üyesi,  Sualp Ürkmez'in başkanlık yaptığı dönemi ibra etmedi.

Bir çok konuda Tamer Kıran ile soğuk savaş veren Cengiz Kaptanoğlu, Metin Kalkavan ve Sualp Ürkmez'e karşı açtığı savaşta kendisinin ihanete uğradığına karar verdi. Kaptanoğlu, Kalkavan'dan intikam almak amacıyla kendi göbeğini kendisinin kesmesi gerektiğini düşünerek, operasyon düğmesine bastı. 

Cengiz Kaptanoğlu; Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bağlı, İstanbul Vakıflar Genel Müdürlüğü Çalışma Grup Başkanlığı'na şikayet dilekçesi vererek, Türk Deniz Eğitim Vakfı'nın (TÜDEV) geçmiş yönetiminde yolsuzluklar olduğunu, Metin Kalkavan'ın ortak olduğu Denizciler Turizm A.Ş.'ye ait M/F ANKARA Feribotu'nun fahiş fiyatla satıldığını, yine aynı şirkete ait M/F Samsun gemisinin yüksek fiyatla TÜDEV'e kiralandığını belirterek, Türk Deniz Eğitim Vakfı'nın zarara uğratıldığını ihbar etti.

Cengiz Kaptanoğlu, raporu hazırlayacak müfettişe verdiği bilgiler ışığında kendi düşüncesini rapora sokacak ve bir anlamda sektörü bilmeyen müfettişe danışmanlık yapacaktı. Bu sayede ve bir taş ile iki kuş vuracak olan Kaptanoğlu, başta Sualp Ürkmez olmak üzere Metin Kalkavan ve diğer yönetim kurulu üyelerinin yargılanmasının yolunu açacaktı.

VE aynen dediğimiz gibi oldu. İstanbul Vakıflar Genel Müdürlüğü Çalışma Grup Başkanlığı tarafından hazırlanan raporda, M/F SAMSUN Feribotu'nun kiralanması sürecinde usul hataları yapıldığı kaydedilerek, dönemin Türk Deniz Eğitim Vakfı Yönetim Kurulu'dan M/F SAMSUN Feribotu'nun kiralanması sürecinde harcanan 22 milyon 867 bin 675 TL'nin tahsil edilmesini istedi.

CENGİZ KAPTANOĞLU İNTİKAM PEŞİNDE!

Vakıflar Genel Müdürlüğü İstanbul Çalışma Grup Başkanlığı tarafından hazırlanan rapor, aynı zamanda, Yüksek Öğretim Kurumu'na (YÖK) gönderildi. Piri Reis Üniversitesi'nin kurucu vakfı Türk Deniz Eğitim Vakfı ile ilgili konu, 21 Mayıs 2020 tarihinde yapılan YÖK Genel Kurulu'nda gündeme alındı.

Piri Reis Üniversitesi ile ilgili 3 ana başlık altında yapılan YÖK Genel Kurul görüşmelerinde, M/F ANKARA Feribotu'nun alınmasından sonra yapılan tamir-bakım harcamalarının Üniversite bütçesinden karşılandığı ve bu rakamın bir sene içinde Türk Deniz Eğitim Vakfı Yönetiminden tahsil edilmesi istendi.

İkinci başlıkla ilgili yapılan görüşmede ise M/F SAMSUN Feribotu'nun TÜDEV'e kiralanması esnasında Piri Reis Üniversitesi bütçesinden ödeme yapılmadığı için, YÖK Genel Kurulu tarafından hiç bir işleme tabi tutulmasına gerek olmadığı kararını verdi.

YÖK Genel Kurulu'nda yapılan üçüncü başlıklı görüşmede ise; Katar Deniz Harp Okulu ve Piri Reis Üniversitesi arasında yapılan 55 milyon Euro'luk anlaşma karşılığı verilen işletme ücretinin incelenmesi ve konunun Hazine ve Maliye Bakanlığına bildirilmesi ve bakanlıktan gelecek bilgiler ışığında yeniden değerlendirilmesine karar verildi.

VAKIFLAR TOPU MEVCUT TÜDEV YÖNETİMİNE ATTI

Vakıflar Genel Müdürlüğü İstanbul Çalışma Grup Başkanlığı tarafından hazırlanan rapor çerçevesinde, Türk Deniz Eğitim Vakfı Yönetimi'nin, geçmiş yönetim tarafından uğratılan zarar iddiasıyla 23 milyon TL'ye yakın paranın tahsil edilmesinin sağlaması istenirken, adı geçen isimler hakkında da Savcılığa suç duyurusunda bulunulmasını önerildi. 

DEVEYE SORMUŞLAR; BOYNUN NEDEN EĞRİ?

Cengiz Kaptanoğlu'nun, Sualp Ürkmez Başkanlığı'ndaki dönemin Türk Deniz Eğitim Vakfı Yönetimi ile ilgili,  "TÜDEV'in zarara uğratılması" iddiasıyla devlet kurumlarına verdiği dilekçe ve ihbar sonucu, hukuki bir süreç başladı.

Benim de üyesi olduğum Türk Deniz Eğitim Vakfı'nda bir yolsuzluk varsa, tabiki ortaya çıkarılsın. Ancak bu yolsuzluğu Sualp Ürkmez, Metin Kalkavan ve diğer yönetim kurulu üyeleri yaptı denirse, buna kimse inanmaz... Buna İFTİRA denir... Bu iftirayı atana YALANCI denir...

Metin Kalkavan'ı seversiniz veya sevmezsiniz. Ama Metin Kalkavan yolsuzluk yaptı, emek verdiği TÜDEV'i zarara uğratarak, kendine menfaat sağladığı diyemezsiniz. Bu iftiranın atılmasını sağlayan ve sektörün itibarına suikast düzenleyen CENGİZ KAPTANOĞLU'nun neyi amaçladığını herkes biliyor.

Deveye sormuşlar, boynun neden eğri, sorusuna verdiği cevap, Cengiz Kaptanoğlu’nun üstüne biçilmiş kaftan gibi duruyor.

Daha 5 yıl önce, STX Tersanesi’ne olan borçlarını ödememek için, kredi kullandığı bankayla anlaşarak, gemileri bankaya devretmiş, 100 yıllık aile diye kamuoyuna pompaladıkları KAPTANOĞLU soyadını taşıyan Holding’in ismini ESTA olarak değiştirerek batırmışlardı.

Böyle bir ailenin ferdi olan Cengiz Kaptanoğlu’ndan dürüstlük ve doğruluk beklemek, deveye hendek atlatmakla eş değerdir. 

KAPTANOĞLU'NUN ŞAHSİ HIRSI, SEKTÖRÜ ÇÖP ETTİ!

Türk denizcilik sektörünün Ankara'daki itibarı yıllardır yerlerde süründü. Denizcilik sektörü, devlet bürokrasisinde tokatçı, banka dolandırıcısı yaftalarıyla yaşadı. Cengiz Kaptanoğlu'nun da başrolde olduğu Deniz Nakliyat - LandesBank - EmlakBank hadisesi, yıllarca gazetelerin manşetlerini süsledi. Emlak Bankası’nı batıran sektor olarak anıldı.

Eğer Türk Deniz Eğitim Vakfı’nda bir yolsuzluk veya zimmet yapıldıysa, bunun hesabını sormak, sektörün en önemli görevidir. Ancak Metin Kalkavan ve Sualp Ürkmez ile şahsi husumet taşıyan Cengiz Kaptanoğlu’nun, itibar suikastı ve iftira içeren ihbar dilekçeleriyle operasyon yapması kabul edilemez.

Vakıflar Genel Müdürlüğü İstanbul Grup Başkanlığı’nın hazırladığı raporu,, kelimesi kelimesine okudum. Kalkavan’a husumet taşıyan “Cengiz Kaptanoğlu tarafından yazılsaydı, ancak bu kadar olurdu” denilecek türden…

Sektörü bilmeyen, gemi kiralanmasının nasıl yapıldığını kavrayamayan biri tarafından yazılan rapor ile sektöre ancak bu kadar kötülük yapılabilir.

DÖNEMİN TÜDEV YÖNETİMİ SAVUNMASINI VERDİ

Dönemin TÜDEV Başkanı Sualp Ürkmez Yönetimi, Vakıflar Genel Müdürlüğü İstanbul Grup Başkanlığı tarafından hazırlanan Rapora karşılık, 76 sayfalık bir savunma yaparak, iddiaların hepsini çürüttüğü ortaya çıktı.

Denizcilik öğrencilerinin staj yapması için kamu yararı gözetilen bir proje dahilinde, TÜDEV’e kiralanan M/F SAMSUN Feribotu’nun kiralandığı tarihte, dünyada bare-boat rakamlarının ne olduğunu ortaya koyarken, M/F SAMSUN Feribotu’nun yüzde 50 daha ucuza kiralandığı belirtildi.

Ayrıca GEMİMO Başkan Yardımcısı Yaşar Canca ve GEMİMO Genel Sekreteri Salih Bilal tarafından  o dönemde hazırlanan değerleme raporu, TÜDEV Yönetimi’nin savunma dilekçesinde yer aldığı görüldü.

Dönemim TÜDEV Yönetimi’nin hatası yok mu? Tabi ki var. En büyük hatası kendi şirketleri adına kayıtlı gemiyi, küçük hissedar da olsa, Vakıfa kiralaması ve Üniversiteye satmasıdır.

DENİZHABER 6 SENE ÖNCE UYARMIŞTI

Bundan tam 6 yıl önce 16 Ocak 2014 tarihinde, “Metin Kalkavan ve ekibi hata yapıyor” başlığıyla bir köşe yazısı kaleme almış ve bugünleri resmeden olaylara ışık tutmuştum.

O gün kaleme aldığım yazıda, bugün suçlama yapan makamların iddialarının gün gelecek karşınıza çıkacak diyerek, dönemin İMEAK DTO Başkanı Metin Kalkavan’ı uyarmıştım.

6 yıl önce kaleme aldığım yazı, bugün Cengiz Kaptanoğlu'nun şikayet dilekçesinde yer aldı. Hançer ve iftira maalesef, dünürünüz, aynı zamanda bazı şirketlerde ortağınız Kaptanoğlu ailesinden geldi.

&                     &                     &

Sürecin devam etmesi, ve hukuki nedenlerle, bu yazının ikinci bölümünü haftaya belgelerle yayınlayacağım. Şadan Kaptanoğlu'nu unuttuğumu zannetmeyin, BIMCO Başkanı'nın marifetlerini gelecek haftaki yazımda ele alacağım.

Cengiz Kaptanoğlu’nun kini, hırsı ve husumeti nedeniyle, itibarını yeni toplamaya çalışan denizcilik sektörüne yaptığı ihanetin, diğer detaylarını bir sonraki yazımda kaleme alacağım.

İLGİLİ HABERİ OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ (16 OCAK 2014'DE KALEME ALINMIŞTIR)

ankara_feribotu_buyuk.jpg

Sevgiyle kalın…

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Nuri Durak
18 Temmuz 2020 Cumartesi 16:40
16:40
Deniz Ticaret Odası denilince Denizli Ticaret Odası akla gelmediğinde yani tüm ülke denizcilik sorunlarıyla ilgilenildiginde odaya aidiyet olur
188.58.121.186
Çok bilenler çok yanılır
18 Temmuz 2020 Cumartesi 07:51
07:51
Cengiz Kaptanoğlunun dünyayı ben yönetiyorum Zaten benim yönetmem lazım her zaman ben yönetmeliyim havası vardır ...
94.235.250.247
cengiz kapt.
16 Temmuz 2020 Perşembe 13:24
13:24
Hırsın aklı bordaladığı an ve de kişi veya kişilerin kendini en Vazgeçilmez gördüğü an bilinizki en Zayıf andır.
78.190.225.186
Yazarın Diğer Yazıları
ÇOK OKUNANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2004 Deniz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 970 87 88 | Haber Scripti: CM Bilişim