İstanbul ve Marmara, Ege, Akdeniz, Karadeniz Bölgeleri (İMEAK) Deniz Ticaret Odası’nın (DTO) Şubat ayı Meclis Toplantısı, 26 Şubat 2026 Perşembe günü Büyük Kulüp’te yapıldı.
Meclis Başkanı Başaran Bayrak başkanlığında gerçekleştirilen toplantıda, gündemdeki maddeler görüşüldü. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı (UAB) Denizcilik Genel Müdürü Ünal Baylan meclis toplantısının bir bölümüne katıldı.
İMEAK Deniz Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Tamer Kıran yaptığı konuşmada, denizcilik camiasının mübarek Ramazan ayını kutladı.
Küresel ekonomide yapısal dönüşümlerin hızlandığı bir ayın daha geride bırakıldığını belirten Tamer Kıran, uzun süredir müzakere edilen Hindistan–Avrupa Birliği Serbest Ticaret Anlaşması’nın imzalanmasının ve ABD Yüksek Mahkemesi’nin Trump’ın gümrük vergilerine ilişkin aldığı kararın, küresel ekonomi açısından etkisi yüksek iki gelişme olarak öne çıktığını kaydetti.
Hindistan’ın Avrupa Birliği ile serbest ticaret anlaşması imzalamasının, zaten iş gücü maliyetleri açısından ciddi avantajlara sahip olan bu ülkenin birçok üründe AB pazarına gümrüksüz ya da düşük vergi oranlarıyla erişimini mümkün kıldığına dikkat çeken Tamer Kıran, Orta Doğu ticaret koridorunun hızla ilerlediği bir dönemde bu anlaşmanın, Hindistan’ın yalnızca AB sınırları içine değil, AB’nin serbest ticaret anlaşması bulunan diğer ülkelere de daha rekabetçi şekilde ulaşmasını sağlayacağını söyledi.
Türkiye açısından tablonun daha karmaşık olduğunu belirten Tamer Kıran, “Avrupa Birliği’nin üçüncü ülkelerle yaptığı serbest ticaret anlaşmalarında masada yer alamamamız önemli bir dezavantaj yaratırken, bu anlaşmaların sonuçlarına otomatik olarak katlanmak zorunda kalmamız ayrı bir sorun alanı oluşturuyor. Hindistan örneğinde olduğu gibi, AB ile anlaşma yapan bir ülkenin Türkiye pazarına da düşük gümrük oranlarıyla erişim imkânı elde etmesi, rekabet gücümüzün zaten zorlandığı bir dönemde ilave baskı anlamına geliyor.” diye konuştu.
Aynı süreçte Avrupa’nın “Sanayi Hızlandırıcı Yasa”sı ve kamu ihalelerinde yerli üretim şartlarını ağırlaştıran “Made in Europe” düzenlemesinde de önemli ilerlemeler kaydedildiğini belirten Tamer Kıran, yaklaşık 2 trilyon avroluk AB kamu yatırımlarında; enerji, yenilenebilir enerji, hidrojen, nükleer enerji, elektrikli araçlar, plastik ve alüminyum gibi stratejik sektörlerde ihaleye girecek şirketler için daha sıkı yerli girdi ve üretim şartları getirilmesinin öngörüldüğünü kaydetti.
Bu düzenleme kapsamında 27 AB üyesine ek olarak Norveç ve İzlanda gibi bazı ülkeler yer alırken, İngiltere ve Türkiye gibi AB ile serbest ticaret anlaşması ya da gümrük birliği anlaşması bulunan ülkelerin kapsam dışında kalmasının önemli bir tartışma başlığı oluşturduğunu belirten Tamer Kıran, “Yasanın yürürlüğe girmesi durumunda Türkiye’de üretilen başta otomotiv ve yenilenebilir enerji ve ekipmanları olmak üzere bazı sektörlerde AB’nin talebi üzerinde olumsuz etkiler oluşabilir.” dedi.
Korumacılık Duvarları Tırmanıyor
Genel çerçevede bakıldığında ABD’nin doğrudan ve yüksek oranlı tarifelerle korumacılığı artırırken, Avrupa Birliği’nin daha teknik düzenlemeler ve standartlar üzerinden korumacılık duvarını yükseltmeye çalıştığını kaydeden Tamer Kıran, “Türkiye açısından ise uzun yıllardır güncellenmeyen Gümrük Birliği çerçevesi, değişen küresel koşullar altında avantajdan çok sınırlayıcı bir yapı haline gelme riski taşıyor. Bu nedenle Gümrük Birliği’nin kapsamlı biçimde gözden geçirilmesi, Türkiye’nin AB ile ticari ilişkilerinde dezavantajlarının giderilmesi ve ‘Made in Europe’ gibi düzenlemelerde dışlayıcı bir konuma itilmemesi kritik önem taşıyor.” diye konuştu.
ABD tarafında ise Trump’ın yaklaşık bir yıldır artan oranda uyguladığı gümrük vergilerini iptal eden Yüksek Mahkeme kararı sonrasında, yönetimin önce %10, ardından %15’e çıkardığı yeni küresel tarife oranlarının dikkat çektiğini belirten Tamer Kıran, mahkeme kararıyla kaldırılan ortalama %18 civarındaki vergi oranına yakın bir seviyenin yeniden devreye sokulmasının, teknik olarak aynı yapıyı ifade etmese de ABD’nin korumacılık eğiliminin yüksek kaldığını gösterdiğini söyledi.
Küresel Denizyolu Taşımacılığında Sınırlı Büyüme
Denizcilik piyasalarını da değerlendiren Tamer Kıran, 2026 yılının, küresel denizyolu taşımacılığı açısından sınırlı büyüme beklentisine karşılık artan politika kaynaklı belirsizliklerin öne çıktığı bir yıl olarak şekillendiğinin görüldüğünü söyledi.
En önemli gündem başlıklarından birisinin de Amerika Birleşik Devletleri’nin ticaret ve denizcilik politikaları olmaya devam ettiğini kaydeden Tamer Kıran, şunları söyledi:
“ABD yönetimi, kendi gemi inşa ve denizcilik sanayisini yeniden canlandırmayı hedefleyen bir Denizcilik Eylem Planı’nı Şubat ayında açıklamış; bu kapsamda ABD limanlarına uğrayan tüm yabancı yapımı ticari gemilerden ücret alınmasını gündeme getirmiştir. Önceki taslaklarda yalnızca Çin yapımı gemiler hedef alınırken, kapsamın genişletilmesi dikkat çekicidir. Bu tür uygulamaların hayata geçirilmesi halinde, taşımacılık maliyetlerinde artış, navlun dengelerinde değişim ve ticaret rotalarında yeniden konumlanma ihtimali söz konusu. ABD’nin ülkemizin önemli ihracat pazarlarından biri olduğu düşünüldüğünde, bu gelişmelerin Türkiye’ye yansımaları da yakından izlenmesi gerektiğini değerlendiriyoruz.”
Küresel ölçekte tarifelerin artırılmasına yönelik açıklamaların ve bu kararların yargı süreçlerine konu olmasının, ticarette öngörülebilirliği azaltırken, denizyolu taşımacılığı üzerinde belirsizlik baskısını da artırdığını belirten Tamer Kıran, 2026 yılına ilişkin ilk projeksiyonların, küresel denizyolu taşımacılığının yüzde 1,4’lük sınırlı bir büyüme ile 13,1 milyar tona ulaşmasının beklendiğini gösterdiğini kaydetti.
Tamer Kıran, “küresel denizyolu taşımacılığı büyümeye devam etse de 2026 yılı yüksek belirsizlik, artan maliyet baskısı ve politika kaynaklı risklerle şekillenmektedir. Bu dönemde sektörümüz açısından en önemli husus; esneklik, pazar çeşitlendirmesi ve rekabet gücünün korunması olacaktır.” dedi.
Toplantıda, İstanbul Aydın Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ragıp Kutay Karaca, “Uluslararası Sistemde Değişim ve Türk Dış Politikası” konusunda değerlendirmelerde bulundu.
HAVELSAN İş Geliştirme Yöneticisi Tunç Taner, HAVELSAN’ın “Dijital Denizcilik” alanındaki faaliyetlerinden bahsetti. HAVELSAN Siber Güvenlik Direktörlüğü Grup Lideri Şeref Can Özkaya ile Denetim ve Uyum Takım Yönetici Seda Dalgıç, “Denizcilik Sektöründe Siber Güvenlik” hakkında bilgi verdi.
Türk Loydu Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Oral Erdoğan da vakfın 64. kuruluş yıl dönümünü kutladı ve kuruluşu hakkında bilgi verdi. Erdoğan, ayrıca meclis üyelerinin ekonomik gelişmelere ilişkin sorularını yanıtladı.
Türk Armatörleri İşverenler Sendikası'nın (TAİS) yeni Yönetim Kurulu Başkanı Gönç Beyli de TAİS hakkında bilgi verdi.










DENİZ HABER AJANSI

































