Okyanusların derinliklerinde süzülen 400 yıllık ömürleri, 34 kiloluk kalpleri ve yaşlanmayan gözleriyle bilim dünyasını büyülüyorlar.
Grönland köpekbalıklarının (Somniosus microcephalus) sanılandan çok daha uzun yaşadığını kanıtladı. Science dergisinde yayımlanan bulgulara göre incelenen bireylerin en az 272 yıl yaşadığı, bazı örneklerin ise 400 ila 500 yıl arasında bir ömre sahip olabileceği belirlendi. Bu sonuçlar, Grönland köpekbalığını yalnızca denizlerin değil, tüm hayvanlar âleminin en uzun yaşayan omurgalısı konumuna taşıdı.
400 yıla varan ömrüyle dünyanın en uzun yaşayan omurgalısı olan Grönland köpekbalıklarının sırrı çözüldü. İtalyan bilim insanlarının yayımladığı yeni araştırma, bu canlıların kalplerinin 'genç kalarak' değil, ölümcül hücresel hasarlara olağanüstü bir biyolojik direnç göstererek asırlara meydan okuduğunu ortaya koydu. Bu keşif, insanlarda kalp yetmezliği tedavisi için yeni bir ufuk açıyor.
İtalyan bilim heyeti tarafından yürütülen detaylı analizler, bu devasa canlıların dokularındaki kronik hasarları gün yüzüne çıkardı. Pisa’daki Scuola Normale Superiore liderliğinde, Napoli ve Cenova üniversitelerinin katılımıyla gerçekleştirilen çalışmada, yaklaşık 150 yaşındaki köpekbalıklarından alınan kalp dokuları incelendi.
Yapılan laboratuvar incelemeleri, hayvanların kalp dokularında ileri derecede fibrozis, yoğun hücre atığı birikimi ve kronik oksidatif stres bulunduğunu belgeliyor. Normal şartlarda kalp kasının kasılma yeteneğini bitirmesi beklenen bu patolojik tabloların, Grönland köpekbalığının hayatsal fonksiyonlarını asırlar boyunca engellemediği gözlemleniyor.
Sırları 'genç kalmak' değil, biyolojik esneklik
Araştırmacılar, canlıların biyolojik yıkıma rağmen fonksiyonel kalmayı başarmasını 'resiliens' yani biyolojik esneklik kavramıyla açıklıyor. Grönland köpekbalığı, yaşlanmanın getirdiği hücresel yıkımı durdurmak yerine, bu hasarlarla birlikte yaşamanın ve hayatta kalmanın yolunu bulmuş görünüyor.
Yılda ortalama bir santimetre büyüyen ve metabolizması dondurucu sulara uyum sağlamak için aşırı yavaşlayan bu canlı, hasarlı mitokondrilere ve doku sertleşmesine rağmen hayatiyetini sürdürüyor. Diğer kısa ömürlü köpekbalığı türleriyle yapılan kıyaslamalar, bu direncin sadece derin deniz yaşamına bir adaptasyon değil, türe özgü bir genetik mucize olduğuna işaret ediyor.
İnsanlarda kalp yetmezliği tedavisine yeni bir bakış
Kalp dokusundaki bu olağanüstü dayanıklılık, insanlarda yaşlanmaya bağlı hastalıkların tedavisi için yepyeni bir perspektif sunuyor. Bilim dünyası şimdi, Grönland köpekbalığının ağır doku hasarına rağmen nasıl kalp yetmezliği yaşamadığını çözmeye odaklanmış durumda.
Elde edilen bulgular, insanlarda yaşlılığa bağlı kalp kası sorunlarının tedavisinde 'hasarı tamamen yok etmek' yerine 'hasara rağmen işlevselliği korumak' üzerine kurulu yeni stratejilerin geliştirilmesine olanak tanıyor. 500 santimetreyi aşan boyları ve 400 yıla varan ömürleriyle bu büyüleyici canlılar, tıp literatürünün yaşlanma konusundaki yerleşik kurallarını yeniden yazdıracak büyük bir potansiyel taşıyor.
DENİZ HABER AJANSI

































