• BIST 14467.25
  • Altın 6784.09
  • Dolar 48.3905
  • Euro 56.495
  • İstanbul 26 °C
  • Ankara 30 °C
  • İzmir 31 °C
  • Antalya 36 °C
  • Muğla 30 °C
  • Çanakkale 26 °C

ABD’den Hürmüz’de tankerlere geçiş saati uygulaması

ABD’den Hürmüz’de tankerlere geçiş saati uygulaması
Hürmüz Boğazı’ndaki enerji trafiğinde yeni bir dönem başladı. Ticari tankerlerin güvenli geçişi için sağlanan hava koruması artık günün belirli saatlerinde yoğunlaştırılacak ve gemilerin geçişlerini bu zaman pencerelerine göre planlaması beklenecek.

ABD, Hürmüz’den geçen ticari tankerlere sağlanan hava savunmasını belirli saatlere sıkıştırdı. Geçişlerin zaman pencerelerine bağlanması, zaten rekor seviyeye çıkan navlun ve sigorta maliyetlerinde yeni baskı yaratabilir.

Dünya Gazetesinin haberine göre değişiklik, İran ile ABD arasındaki gerilimin yeniden tırmandığı ve tanker saldırılarının arttığı bir dönemde geldi. Enerji piyasası açısından yeni uygulamanın asıl önemi ise gemilerin artık yalnız rota değil, geçiş zamanı açısından da güvenlik planlaması yapmak zorunda kalması.

Koruma artık günün belirli saatlerinde

ABD daha önce Hürmüz’ün Umman tarafındaki güney rotasını kullanan ticari gemilere özellikle gece saatlerinde hava koruması sağlıyordu. Yeni düzenle birlikte savunma kapasitesi bütün geceye yayılmak yerine belirlenmiş geçiş pencerelerinde yoğunlaştırılacak.

Tanker şirketlerinin gemilerini bu saatlere göre boğaza yönlendirmesi bekleniyor. Bu model, askeri kaynakların daha sınırlı kullanılmasını sağlarken geçiş saatlerinde gemi yığılması ve bekleme süresinin artması riskini de beraberinde getiriyor.

Saatlik maliyet 75 bin dolara çıkıyor

Hava savunmasının sürekli biçimde hazır tutulmasının maliyeti saatte 75 bin dolara kadar çıkabiliyor. Krizin aylar boyunca sürmesi halinde bu rakam, yalnızca askeri açıdan değil ekonomik açıdan da sürdürülebilirlik tartışmasını büyütüyor.

Bu nedenle yeni sistemin temel amacı, mevcut hava savunma kapasitesini günün en kritik saatlerinde toplamak. Ancak tankerlerin yalnız belirli zamanlarda güvenli geçiş yapabilmesi, ticari taşımacılıkta yeni bir zaman ve kapasite maliyeti oluşturabilir.

Hürmüz trafiği savaş öncesinin çok altında

Boğazdaki gemi sayısı zaten tarihsel seviyelerin oldukça altında bulunuyor. 10 Eylül’de takip sistemlerine yansıyan ticari gemi geçişi yalnızca 7 olurken son 10 günlük ortalama yaklaşık 15 gemide kaldı.

Savaş öncesinde Hürmüz’den günde yaklaşık 125 büyük ticari gemi geçiyordu. Mevcut trafik bu seviyenin çok altında kalırken bazı tankerlerin güvenlik gerekçesiyle takip sistemlerini kapatarak hareket etmesi gerçek geçiş sayısının tespitini de zorlaştırıyor.

Navlun rekoru enerji fiyatına ek yük getiriyor

Güvenlik riski gemi sayısını azaltırken tanker kiralama ücretleri de hızla yükseldi. Umman Körfezi’nden Asya’ya petrol taşıyan çok büyük ham petrol tankerlerinde taşıma maliyeti bazı rotalarda varil başına yaklaşık 11,50 dolara kadar çıktı.

Bu maliyet doğrudan petrolün üretim fiyatını değiştirmese de nihai teslim fiyatına yeni bir yük ekliyor. Sigorta primi, gemi bekleme süresi ve güvenlik maliyetleri de buna eklendiğinde Hürmüz’deki risk primi petrol fiyatının ötesine taşınıyor.

İran da yeni kısıtlı alan hazırlığında

Boğazdaki belirsizliği artıran ikinci gelişme İran’ın daha geniş bir deniz kısıtlama alanı hazırlaması. Yeni alanın sınırları ve ihlal halinde uygulanabilecek yaptırımlar henüz tamamen netleşmiş değil.

Bu gelişme, gemilerin kullanabileceği güvenli koridoru daha da daraltabilir. ABD’nin geçiş saatlerini sınırlandırması ile İran’ın deniz alanında yeni kurallar hazırlamasının aynı döneme denk gelmesi, tanker şirketlerinin operasyon planlamasını daha karmaşık hale getiriyor.

Türkiye için risk pompada ve enflasyonda

Türkiye’nin ham petrol tedarikinin tamamı Hürmüz Boğazı’na bağlı değil. Buna rağmen Brent petrol fiyatı, tanker navlunu, sigorta ve rafineri maliyetleri küresel ölçekte belirlendiği için boğazdaki her yeni risk Türkiye’nin enerji ithalatı üzerinde de baskı yaratabiliyor.

Bu gelişme Türkiye’de benzinin 80 TL’yi aştığı, motorinin ise 90 TL bandına dayandığı bir döneme denk geliyor. Hürmüz kaynaklı yeni bir petrol veya taşıma maliyeti artışı, pompa fiyatlarının yanı sıra ulaştırma ve üretim maliyetleri üzerinden enflasyon açısından da yeni risk oluşturabilir.

LNG piyasası da aynı geçide bağlı

Hürmüz yalnızca petrol tankerleri açısından kritik değil. Normal koşullarda küresel LNG ticaretinin yaklaşık beşte biri bu boğazdan geçiyor ve bu sevkiyatın büyük bölümü Katar kaynaklı gazdan oluşuyor.

Geçişlerdeki aksama LNG fiyatlarını da etkileyerek Avrupa ve Asya arasındaki spot gaz rekabetini artırabilir. Türkiye doğrudan aynı sevkiyat modeline bağlı olmasa bile küresel LNG fiyatının yükselmesi ithal doğal gaz maliyetine dolaylı baskı yaratabilir.

Piyasadaki en büyük risk, yeni düzenin birkaç günlük geçici önlem olmaktan çıkması. Bazı değerlendirmeler Hürmüz’deki ciddi aksamaların 2027 sonlarına kadar tamamen ortadan kalkmayabileceğine işaret ediyor.

Böyle bir senaryoda tanker geçiş saatleri, sigorta maliyeti ve alternatif enerji rotaları geçici kriz başlığı olmaktan çıkarak petrol piyasasının kalıcı fiyatlama unsurlarına dönüşebilir. Türkiye açısından da enerji ithalat faturasındaki jeopolitik risk priminin uzun süre yüksek kalması anlamına gelebilir.

DENİZ HABER AJANSI

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÇOK OKUNANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2004 Deniz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0544 880 87 87 | Haber Scripti: CM Bilişim