İMEAK Deniz Ticaret Odası (DTO) İzmir Şubesi Mayıs Ayı Olağan Meclis Toplantısı, DTO İzmir Şubesi Meclis Başkanı Argun Gündüç idaresinde gerçekleştirildi.
Toplantıda konuşan DTO İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Öztürk ve sektör temsilcileri, İran-ABD-İsrail hattındaki gerilimin deniz ticaretine etkileri ile Alsancak Limanı’ndaki sürece ve Körfez kirliliğine ilişkin değerlendirmelerde bulunuldu.
Konuşmasına İran ve ABD hattında devam eden gerginliğin deniz ticareti üzerindeki etkilerini anlatarak başlayan İMEK DTO İzmir Şube Başkanı Yusuf Öztürk, “İran–ABD–İsrail hattında yeniden yükselen tansiyon, küresel deniz ticaretini ve enerji taşımacılığını doğrudan etkileyen yeni bir belirsizlik dönemini beraberinde getiriyor. Hürmüz Boğazı çevresinde artan güvenlik riskleri, Kızıldeniz ve Babülmendep hattında Husilerin sürdürdüğü saldırılar ile yeniden yükselişe geçen deniz korsanlığı faaliyetleri, dünya ticaretinin en kritik yollarda alarm seviyesini artırmış durumda.
Sektör temsilcileri, artık denizciliğin yalnızca ticari bir faaliyet olmadığını, doğrudan jeopolitik risklerle iç içe geçmiş stratejik bir alan haline geldiğini vurguluyor. Özellikle İran ile ABD arasındaki diplomatik temasların yeniden tıkanması ve tarafların birbirlerinin tekliflerini reddettiğine yönelik iddialar, piyasalarda yeni kriz beklentisini güçlendirdi. Dünya petrol ticaretinin önemli bir kısmının halen Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleşmesi, bölgedeki her askeri veya siyasi gerilimi doğrudan enerji piyasalarına taşıyor. Tanker piyasalarında sigorta maliyetleri yükselirken, gemi yakıt fiyatlarında da sert dalgalanmalar yaşanıyor.” dedi.
Öztürk sözlerine söyle devam etti: Körfez’de yaşanan gerilim yalnızca bölgeyi değil, dünyanın farklı noktalarındaki lojistik dengeleri de etkiliyor. Çin ve Uzak Doğu ülkelerinin enerji tedarikinde yaşanan yön değişikliği nedeniyle Amerika’dan yapılan sevkiyatların arttığı, bunun da Panama Kanalı’ndaki gemi trafiğini ciddi biçimde yükselttiği belirtiliyor.
Sektör kaynakları, Panama Kanalı’nda beklemeden geçiş için bazı gemilerden 4 milyon dolara varan ek ücretler talep edildiğini ifade ediyor. Şu ana kadar 40’tan fazla geminin sıra beklemeden geçiş yapmak için yüksek ücret ödemeyi kabul ettiği konuşuluyor.
Bu tablo, küresel krizlerin artık yalnızca yaşandığı coğrafyayı değil, dünyanın diğer ucundaki lojistik koridorlarını da etkilediğini gözler önüne seriyor. Deniz ticaretinde sadece ekonominin değil, jeopolitik konumun da büyük önemi var”
“CRUISE ŞİRKETLERİNİN HİSSE SENETLERİ DÜŞMEYE BAŞLADI”
Son günlerde gündeme gelen hantavirüs vakalarına ilişkin de konuşan Öztürk, “Kruvaziyer turizmindeki hareketliliği çok da olumlu anlamda değerlendirmemek lazım. Şu an Hürmüz Boğazı nedeniyle bir durgunluk var. Son günlerde bir gemide ortaya çıkan hantavirüs nedeniyle bazı yolcular karantina altına alındı. Cruise şirketlerinin hisse senetleri düşmeye başladı, bunu da takip edeceğiz” dedi.
“İNŞALLAH HAYIRLISI OLUR”
Alsancak Limanı ile ilgili düzenlenen toplantıyla ilgili de açıklamalarda bulunan Öztürk, “Türkiye Varlık Fonu ve Albayrak Grubu’nun ortak girişimiyle bir bilgilendirme toplantısı yapıldı. Bizimle ilgili olan kısmı sadece salonumuzu kullanmalarıydı. Bu toplantıdan birkaç hafta önce kamuoyuna yönelik bir bilgilendirme toplantısı da yapılmıştı. Şimdi ise STK’lar bilgilendirildi. Bilgilendirme, kendileri ile STK’lar arasında kaldı. Açıklamaların yapılmasını nezaketen onlara bırakmakta fayda var. Zaten 4-5 ay öncesinden çalışmalara başlamışlardı. İnşallah hayırlısı olur” diye konuştu.
DENİZ HABER AJANSI































