• BIST 12433.5
  • Altın 6811.86
  • Dolar 44.5989
  • Euro 52.3513
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 8 °C
  • İzmir 13 °C
  • Antalya 13 °C
  • Muğla 12 °C
  • Çanakkale 11 °C

"Turkon Holding ilklere imza atar"

"Turkon Holding ilklere imza atar"
İMEAK Deniz Ticaret Odası Başkanı ve Turkon Holding Ceo'su Metin Kalkavan ile yaptığımız röportajın üçüncü gününde, Turkon Holding'in yatırımlarını mercek altına aldık.

METİN KALKAVAN İLE RÖPORTAJ (3)

Sayın Başkan Turkon Holding işletmesinde 14 tane gemi bulunuyor. Bunların 10’u yabancı bayrakta. Tabi ki global bir sektörde normal bir olay. Ama okuyucularımızdan gelen eleştirileri size aktarmak istiyorum. Okuyucularımız “Türk Deniz Ticaret  Odası Yönetim Kurulu Başkanı’nın gemileri Marshall bayrağında, DTO Başkanı’nın  gemilerinin yabancı bayrakta işi nedir? “ yorumları ve eleştirileri geliyor. Sayın Başkan sizin gemileriniz neden yabancı bayrakta?...

Turkon Grubu olarak 14 gemimizden 10 doğru söylüyorsunuz yabancı bayrakta. Yalnız bu gemilerin Yüzde 51 bize ait değil. Yani Turkon Grubunu değil. 2004 yılında Almanya'da, denizcilik sektörünün gelişimini hızlandırmak, genç bir filoya sahip olmak ve karada iş imkanları yaratmak amacı ile kurulmuş kısaca KG olarak adlandırılan sistem doğrultusunda TURKON EMISSIONSHAUS adı altında Almanya'da ilk defa yabancı sahipli bir emissionhaus kurulmuş oldu. Bununla birlikte, Alman kanununa göre KG sistemine giren her geminin işletmesinin de Almanya'da yerleşik bir firma tarafından yapılması gerekliliğinde hareketle KALKAVAN SHIPMANAGEMENT şirketi kurduk. Hedefimiz; ulusal sınırlar içinde kalmamak, daha hızlı büyüyebilmek, finans ayağını ve rekabetçi şartları daha iyi oluşturabilmektir. Gemilerimiz bu şirketlere sattık Burada kısaca KG denilen bir sistem var. Bu sistemde 3000 gemi bulunuyor. Alman kanunlarına göre bu gemilerin yüzde 51’ni halka açmak zorundasın. Bir anlamda borsa gibi düşünün. Alman kanununa göre bu gemileri Alman siciline kaydediyorsunuz. Kanunlar size ikinci bir sicile kayıt hakkı da veriyor. Bizde gemileri Alman siciline kaydettirdikten sonra halka açtık. Oradan da Marshall Bayrağına geçtik. Yatırımcılar 3000 bin geminin bulunduğu havuzda istediği gemiye yatırım yapıyorlar.

Sayın Başkan bu gemilere yani sizin KG sisteminde olan gemilerinize, Türkiye’den yatırım yapan bir anlamda ortak olan armatörler var mı?

Tabi ki var. Tüm yatırımcılara açıyorsunuz. İsteyen istediği gemiden hisse alabiliyor. Biz o gemilerin işletimini yapıyoruz. Bir anlamda Turkon’un Almanya’daki gemilerine yabancı veya yerli yüzlerce yatırımcı ortak olmuş durumda. Bu 10 geminin yüzde 51’i yatırımcılarda bulunuyor. Dikkat ederseniz Sedef Tersanesi olarak sipariş almıyoruz. inşa ettiğimiz gemileri  değerini bulursak satıyoruz. Bulamaz isek Almanya’daki şirkete satıyor ve KG sistemine dahil ediyoruz.

Metin Bey; anlattıklarınıza göre bir  Türk vatandaşı olarak heyecanlanmamak mümkün değil. Bir Türk firması bir anlamda uluslararası bir borsaya açılmış durumda. Sizi bu konuda tebrik etmek istiyorum. Buradan şuraya gelmek istiyorum. Sedef Tersanesi’nden bahsettiniz, Sedef’in 180 bin tonluk bir dökmeci projesi var. Bu konuda bir bilgi verir misiniz?

Biz tüm yatırımlarımızda genelde nasıl farklılaşırız diye, mutlaka ciddi kafa yorarız. Sedef’te de hep moda olarak söylenen farklılaşma çerçevesinde. Önce kendi bulunduğumuz piyasada ve dünya piyasalarında ne yapabilir diye araştırmalardan sonra geldiğimiz noktada Türkiye’nin gemi inşada çok fazla büyüyen bir ülke olması ile birlikte, gelecekte gemi inşa sanayi üst limitlerde rekabette zorlanacak. Hep niş piyasada ufak gemilerde kalması söz konusu değil. Üç sene daha kalırız, beş sene daha kalırız. Mutlaka bir kısım tersanelerimiz küçük gemileri yapmalı. Aynı zamanda büyük gemilere de yönelmeliyiz. Bu ara gemiler olabilir. 30-40-50-60 olabilir. Bizim araştırmalarımıza göre bu kademeleri hızlı bir şekilde geçtik. Çok kolay bir proje değil. Gerçekten çok büyük bir proje. Capesize dökme yük gemisi. Bunu yaparken 6 tane tipin araştırmasından 52 bin tondan- 180 bin tona kadar 6 tipten yapılan araştırmadan çıkan bir sonuç. Ama baktığımızda Türkiye’de ilkleri yapmaya çalışıyoruz. Farklılaşma adına. Bu konuda risk alıyoruz. Yeni bir şeyleri başarma duygusu bize büyük keyif veriyor. Belki yaptıklarımızda parasal olarak vurduğumuzda diğerleri kadar kazanamayabiliriz. Yada diğerlerinden daha az kazanabiliriz. Bugün tanker yapsak daha fazla kazanabiliriz. Fakat biz uzun vadeli bakıyoruz. Biz 30-40 yıllık bakıyoruz. Öncelikle tersanemizi aldığımızda da Türkiye’nin en büyüğü idi, en iyisiydi. Bugünde hala o konumda.Tabi bu yerli değil, tersanemizi geleceğe doğru hazırlamaya çalışıyoruz. Bugün baktığınızda yaklaşık 150 milyon dolarlık yatırım  yapıyoruz. (110 milyon Avro). Sedef Tersanesinde 2005 yılında başlanan projeleri 2008 yılı sonunda bitireceğiz. Bugün Sedef gibi bir tersaneyi kurmaya kalksanız. 250 milyon dolara anca kurabilirsiniz. Bu ciddi bir rakam. Bunu bugün yapmıyoruz. Gelecekte rekabetçi olabilmek, ciddi teknolojiden geçiyor. Şimdi böyle baktığımızda insanlar merak edebilir, “neden bu kadar yatırım yapıyorlar” diye sordukları zaman Türkiye için bunu grup olarak, firma olarak ülke olarak başarmak zorundayız. 180 bin tonluk bir geminin Türkiye’de inşa edilmesi, Ülkemizi gemi inşa sanayinde başka bir lige çıkarmasına neden olacaktır. İnşallah arkadan da mutlaka gelenler olacak, Türkiye ufak gemi, niş gemi yapan bir yerden bir anda en büyük gemi yapan bir gemi inşa ülkesi haline gelecek. Bu çok önemli. Dışarının bakış açısı ile çok farklı. “Türkiye’de büyük gemi yapılamaz, Türkiye rekabetçi olamaz” düşüncesini değiştirmek, hem içerde, hem dışarıda çok önemli. Rekabetçi olabilmek için çok ciddi teknoloji yatırımı yapılması gerekiyor. Sedef’e yapılan yatırımın üçte biri fiyatına rahatlıkla tersane kurulabilir.

Sedef Tersanesi’nde inşa edeceğiniz, 180 bin tonluk capesize dökme yük gemisini ne zaman denizle buluşacak?

Yapacağımız bu gemi sınıfın en iyi gemilerinden biri olacak. Bunu yanında bir Türk dizaynı imzası olacak. Bu konuda da milli dizayn firmalarına büyük destek veriyoruz. Bir Türk tersanesinde inşa edilecek, hem de dizaynı bir Türk firması tarafından yapılacak. Delta Dizayn şirketi bize göre dünya çapında bir yere gelmeye başladı. Bunlara da hem güvenimizi gösteriyoruz, hem de onlarla bunu yapacağımız biliyoruz. Bu açıdan hem onları da zıplatacak, hem de Türk gemi inşa sektörünün görünümünü zıplatacak. Bunun  kamuoyuna açıklanması, Sayın Başbakan’ın Deniz Ticaret Odası’na ziyaretinde Nevzat beyin (Kalkavan) Sayın Bakana deklarasyonunun yapıldığı gündü. Tamamen güzel bir tesadüf olmuştu. Bu sayede Hükümetimizin ve bürokratlarımızın üstünde pozitif etkisi olmuştur. Bununla beraber, Hükümetimizin gemi inşaya bakışına olumlu katkı sağlamıştır. 180 bin tonluk geminin inşası 2008 yılının kasım ayında başlanacak. 2010’nun mart ayında bitirme projemiz var. Şu anda havuzlar inşa ediliyor. Denize indirmemiz inşallah 2009’nun sonlarında olacak.

Sayın Başkan bize 4 saate yaklaşan bir zaman ayırdığınız için teşekkür ediyorum.

www.DenizHaber.Com.tr (ÖZEL) Recep CANPOLAT

Diğer Haberler
ÇOK OKUNANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2004 Deniz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0544 880 87 87 | Haber Scripti: CM Bilişim