2014 yılı sonuna kadar vana satışından 2 milyon Euro`ya ulaşmayı hedeflediklerini belirten Soy Teknik Satın Alma ve Pazarlama Müdürü Necmettin Gezginci, 2014`te geçen yılın cirolarına ve satışlarına göre yüzde 60-70 oranında büyümeyle ilerlediklerini söylüyor.
Günümüzde üretimini gerçekleştirdiği geniş ürün gamının dünyanın 30 farklı ülkesine ulaştıran Soy Teknik, 1996 yılında küçük bir dükkanda başladığı sektör çalışmalarına bugün Tuzla ve Yalova tersanelerine hizmet veren üretim yerleri, Türkiye’nin en büyük gemi inşa projelerinin değişmez iş ortağı ve 30 ülkeye ihracat yapan bir üretici olarak devam ediyor. Düzce Organize Sanayi Bölgesi’nde yeni fabrika yatırımı içinde olan şirket, ürün gamını da sadece denizle sınırlı tutmamaya kararlı.
Soy Teknik’in kuruluşu ve günümüzdeki yapılanması hakkında bilgi alabilir miyiz?
Soy Teknik’i, 1996 yılında 3 ortakla birlikte, ufak bir dükkan olarak kurduk. 1998’ten itibaren ilk imalathaneyi açtık. Önce küçük bir atölyeyle başladık, sonra birkaç atölye daha kurduk. 2008 yılında atölyeler çoğalınca Deri Organize Sanayisi’nde bir yer kiraladık. O yıldan beri burada üretime devam ediyoruz. 2010 yılında sadece denizcilik sektöründe olan yanmaz panel sistemleri firması kurduk. Türkiye’de yanmaz panel sistemi üreten ikinci firmayız. Yaklaşık 6 yıldır da yurt dışındaki prestijli fuarları takip ediyoruz. SMM Hamburg Gemi İnşaa Fuarı, 2 yılda bir oluyor. Bu sene Eylül’de var, katılıyoruz yine. Nor Sipping Norveç Fuarı, denizcilik sektörünün en büyük fuarlarından biri. Ona da katılacağız. Bir diğeri; St. Petersburg NEVA Fuarı , çok önemli fuarlar arasında geliyor. Ve Ukrayna Fuarı ile Hollanda’da Europort Maritime fuarlarına katılacağız. Türkiye’de de Sodex’in hem İstanbul, hem de Ankara’daki fuarlarına katılıyoruz. Son olarak pompa ve vana fuarı olan PaVex’e de katılıyoruz. Biraz denizciliğin dışına çıkmak ve endüstri müşterilerine hizmet vermek istiyoruz. Türkiye’nin her tarafında bayilikler oluşturuyoruz. Fuarlarda karaya yönelik ürünlerimizin de olduğunu anlatıyoruz. Türkiye’deki fuarlara iki yıldır katılıyoruz. Buradaki müşterilerimize ithalat ayağımızı anlatıyoruz. İthalatla ilgili yeni bir firma kurduk. Büyük bir depoyla yüksek montanlı ithalat yapmaya başlıyoruz. Türkiye’de kimsenin yapmadığı bir şeyi yapacağız. Bunu daha çok Avrupalılar yapıyor. Çok büyük bir depoda 10 milyon Euro`luk stok tutuyorlar. Örneğin binde bir lazım olacak bir vanayı stoklarında var olduğu için aynı gün verebiliyorlar.
Peki, bizim Türk gemi sektörünün bu kadar büyük stoka ihtiyacı var mı?
Sadece Türkiye’ye hizmet vermiyoruz. Bütün Orta Asya, Orta Doğu’ya ürün veriyoruz. Örneğin Rusya’da hiç üretim yok, her şeyi biz gönderiyoruz. Gürcistan, Azerbaycan, Türkmenistan, Irak ve İran gibi ülkeler de aynı şekilde… Dolayısıyla, bizde böyle bir stok merkezi olursa herkes buraya yönelecektir.
Dünyada gemi sektörü ne durumda ve Türkiye dünyanın neresinde yer alıyor?
Teknolojik anlamda bakarsak çok gerideyiz. Örnek vermek gerekirse; binanın kaba işçiliğini biz yapıyoruz, onlar gelip kablosunu çekiyorlar, ince işçiliğini yapıyorlar, teknolojisini döşüyorlar. Biz ülke olarak teknolojik kısımda çok zayıfız. Ancak Soy Teknik’in ürettiği vanaları da bizim kadar detaylı ve çeşitli üreten ve 30 ülkeye satan başka bir firma da yok.
Ürün çeşitlerinize bakalım. Vana üretiyorsunuz ama ne tür vanalar bunlar?
Ağırlıklı deniz suyu vanaları üretiyoruz. Sertifikasyona bağlı, Loyd, Class onayları olan vanalar üretiyoruz. Deniz ürünleri dışında endüstriyel ürünler de yapıyoruz. Üretimin yüzde 70’i denizcilik sektörüne yönelik. Türkiye’de 10 gemi yapılıyorsa, 9’unun paket olarak tüm ürünlerini biz veriyoruz.
Şu an üzerinde çalıştığınız birkaç projeden örnek verebilir misiniz?
Çok fazla sayıda proje var elimizde. Şu an İstanbul Tersanecilik’in 4 askeri gemisinin tüm vanalarını biz veriyoruz. Dearsan Tersanesi’nin, Selah Tersanesi’nin, Karadeniz Holding’e bağlı Sedef Tersanesi’nin tüm yeni gemilerinin vanalarını biz veriyoruz. Fulltrans, Gisan, Nur İstanbul, Yalova’da Sefine, Cemre, Beşiktaş, Kocatepe… Hemen hemen tüm tersanelerle çalışıyoruz.
Sizin vanalarınızı özel kılan şeyler nelerdir? Teknik özellikleri mi, fiyatı mı?…
Çok üst kalite olması, bununla birlikte bu kadar çeşide tek bir firmadan ulaşabiliyor olmak. Soy Teknik, böyle bir avantaj sunuyor. Bir geminin bütün vanalarını üretebiliyoruz.
Satış sonrası desteğinizin de çok iyi olması gerekiyor ki, her şeyi tek adresten almak tam anlamıyla bir avantaj sunsun. Bu alandaki hizmetleriniz nelerdir?
Satış sonrası garanti süresi ve destek çok önemli. Biz örneğin Karadeniz Holding’e verdiğimiz vanalarda denizde 3 yıl garanti sunduk. Dünyada bizden başka vanasına 3 yıl garanti veren firma yok. Denizde 3 yıl garanti verebilmek çok önemlidir. Yüksek korozyon, tuz oranı, nem gibi etkenler yüksek yıpranma riski taşır.
Bir arıza yaşandığında nasıl müdahale edebiliyorsunuz?
Bizim vanalarımız taşınabilir vanalar. Bize iade edilmesi durumunda teste tabii tutarak hatanın kaynağını belirleyebiliyoruz. Örneğin deniz suyu devresine A sınıfı vana kullanmanız gerekiyor, B sınıfı vana kullandıysanız hatalısınız. Eğer hata bizdense ücretsiz olarak değiştiriyoruz. Ama bu binde bir yaşadığımız bir olay.
Denizcilik sektöründe sertifikasyonlar büyük önem taşıyor. Sizin sahip olduğunuz sertifikalar, standartlar nelerdir?
Elbette TSE’ye sahibiz öncelikle. Bütün ürünlerimizde Türk loydu, Rus loydu ve Fransız Loydu onayımız var. Rusya’ya çok yoğun ihracatımız var, bu nedenle Loyd onayına sahip olmamız gerekli. Fransız Loydu Bureau Veritas da beynelmilel, İngiltere’ye de, Almanya’ya da ürün satsak Bureau Veritas sertifikası işe yarıyor. Hem fabrikamız hem de dökümhanemiz Bureau Veritas onayına sahip. Şimdi de DNV sertifikasını almaya çalışıyoruz.
Oldukça aktif bir şirketsiniz. Ar-Ge departmanınız da aynı ölçüde yoğun ve aktif çalışıyor olmalı. Şu anki üretim yerleriniz ve yeni yatırımlarınız nelerdir? Ve Ar-Ge çalışmalarınız hakkında bilgi alabilir miyiz?
Yalova’da bir şubemiz var, Yalova’daki tersanelere hizmet veriyor. Tuzla’da iki yerimiz var. Tersane ve depo olmak üzere. Deri Organize Sanayi’de de Soy Teknik’in ve diğer firmamız Mercan Panel’in fabrikaları var. Yeni bir yatırımımız olacak. Geçtiğimiz yılın Temmuz ayında, Düzce Organize Sanayi Bölgesi’nden 40 dönüm fabrika arazisi aldık. Şu anda yatırım üzerinde çalışıyoruz. Hedefimiz 2015’in ilk çeyreğinde inşaata başlamak.
Ar-Ge’de iki mühendis arkadaşımız sadece yeni tasarım yapıyorlar. Türkiye’de şu an sadece biz, Japon normlu vanalar üretiyoruz. Türkiye’de ilk defa bizim yaptığımız ürünler var. Ancak dünyada ilk kez yaptığımız ürünlerin olduğunu sanmıyorum. Ar-Ge çalışmalarımızla ithalatın önünü kapattığımıza inanıyorum. Bu da ülke ekonomisi için büyük fayda sağlıyor.
Denizcilik Bakanlığı’nın desteklerini yeterli buluyor musunuz?
Yan sanayiciye yönelik pek bir destek olduğunu söyleyemem. Katıldığımız fuarlar için bile desteği çeşitli zorluklarla alıyoruz, bazen de alamıyoruz.
Nasıl bir 2014 yılı geçiriyorsunuz ve önümüzdeki günlerden beklentileriniz nelerdir?
2014’te geçen yılın cirolarına, satışlarına göre yüzde 60-70 oranında büyümeyle ilerliyoruz. Daha önceki senelerde böyle bir fark yoktu. Sektörün hareketlenmesinin yanında bizim yatırımlarımız, ürün çeşitliliğimizin artması bu büyümedeki etkenler arasında geliyor. Altyapımız da bu büyümeyi kaldırmaya müsait, bu da önemli. Hedefimiz; vana satışında aylık 2 milyon Euroya ulaşmak. 2015 yılında ise sektör genelinde olumlu yönde büyük bir patlama beklendiği söyleniyor. Yaklaşık 6 yılda 10 bine yakın gemi hurdaya çıktı. Bu kadar gemi hurdaya gidince navlun sektöründe boşluk oluştu. Bu tür dalgalanmalar çok kısa zamanda etkisini göstermez, etkilerin görülmesi 10 seneyi bulur. 2008 yılındaki krizin ardından önümüzdeki yıl taleplerde büyük artışların olacağını düşünüyoruz. İlk önce yatan, çalışamayan gemilerin çürümesi ve bakım ihtiyacıyla başlayacak hareketlenme. Bizim sektörün en sürükleyici pozisyonu tamirdir.
Proses otomasyonda vananın önemi, yeri hakkında bilgi alabilir miyiz?
Vananın çok büyük önemi var. Vananın iyi açılıp kapanması, kumanda edilmesi çok önemlidir. Tuzla’da gemi yapıyorlar ve gemiyi Norveç’e satıyorlar. Şu an piyasada çok fazla sayıda Norveç gemisi var. O gemilerde bizim vanalarımızı kullandıklarında vermiş olduğumuz garanti ve firma güvencesi proseste de onlara emniyet duygusu veriyor.
Vana seçimi hangi kriterlere göre yapılmalı?
Dizayn ofisleri, projeyi çizerken deniz suyu giriş/çıkış, mazot giriş/çıkış, pis suyun girişi çıkışı gibi hatlar belirliyor. Bu hatlara göre uygun materyali seçiyoruz. Örneğin, deniz suyu için alüminyum bronz olması gerekir diyoruz. Tabii bazen müşteri önerilerimizi pahalı bulup daha uygun fiyatlı malzemeye yönelebiliyor.
Satış sonrası bakım anlaşmalarınız oluyor mu?
Bizim ürünlerimizde bakım maliyeti kurtarmıyor. Bu nedenle bakım anlaşması çok tercih edilen bir şey değil.
Aldığınız bir proje için özel bir tasarım yaptırdığınız oluyor mu? Bu süreç nasıl ilerliyor?
Müşteri talebiyle oluyor genelde. Önce bir piyasa araştırması yapıyoruz, daha önce yapılmış mı, yapılabilir mi bunlara bakıyoruz. Olabilecek bir şeyse önce dizayndaki arkadaşlarımız 3 boyutlu katı modellemesini yapıyorlar. Taşeron firmaya verip modellerini yaptırıyoruz. Ardından numuneler dökülüyor, işleniyor, test olunuyor. Bir problem yoksa üretime başlanıyor. Teknik kadromuz iyi ve Konya’da Türkiye’nin üçüncü büyük döküm fabrikasında otomatik kalıplama hatlarında döküm yaptırdığımız için ortaya iyi işler çıkarmakta zorlanmıyoruz.
Deniz Haber Ajansı



































