Marmara Denizi'nin kirlilik baskısı altında olduğu bilinen kıyılarından umut verici bir haber geldi., Sanayinin ve tersanelerin kalbi Tuzla'da, Akdeniz havzasında nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olan "Pina" (büyük deniz midyesi) ve oksijen deposu "Deniz Çayırları" (Zostera marina) bulundu.
Bandırma 17 Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Sarı ve ekibi, gönüllü dalgıçların ihbarı üzerine Tuzla Yelken ve Su Sporları Kulübü iskelesinden dalış gerçekleştirdi. Beklentilerin aksine, su altında sağlıklı bir ekosistemle karşılaşan ekip, bölgenin korunması için çağrıda bulundu.
"CANLILIĞIN ZAYIF OLMASINI BEKLİYORDUK"
Bölgenin yoğun endüstriyel faaliyetlere ev sahipliği yapması nedeniyle deniz canlılığının zayıf olacağını tahmin ettiklerini belirten Prof. Dr. Sarı, gördükleri manzaranın kendilerini şaşırttığını söyledi. Sarı, "Burası İstanbul'un en yoğun endüstriyel bölgelerinden biri. Böyle bir alanda hem deniz canlılığının bu kadar yüksek olması, hem pinaların sağlıklı olması hem de küçük de olsa deniz çayırı alanı bulunması çok büyük bir şans" ifadelerini kullandı.
ORMANLARDAN 35 KAT DAHA FAZLA KARBON TUTUYOR
Keşfedilen deniz çayırlarının ekosistem için "denizin akciğerleri" olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Sarı, bu bitkilerin tropik ormanlardan 35 kat daha fazla karbon tuttuğuna dikkat çekti. Sarı, "Bir metrekare deniz çayırı alanı, bir günde 10 litreden fazla oksijen üretir. İklim değişikliği felaketiyle mücadelede bu alanlar hayati önem taşıyor" dedi.
Marmara Denizi'nin kuzey kıyılarında, Silivri'den İzmit Körfezi'ne kadar olan hatta deniz çayırlarının yok denecek kadar azaldığını belirten Sarı, Tuzla'daki 25-30 metrekarelik bu alanın çok kıymetli olduğunu vurguladı. Sarı, "Tuzla'da yaşayan insanlarımıza bu güzelliklere sahip çıkmalarını tavsiye ediyoruz. Aman denizinize sahip çıkın" uyarısında bulundu.
DENİZ HABER AJANSI



































