• BIST 12433.5
  • Altın 7610.33
  • Dolar 43.9501
  • Euro 51.5416
  • İstanbul 5 °C
  • Ankara 5 °C
  • İzmir 9 °C
  • Antalya 9 °C
  • Muğla 8 °C
  • Çanakkale 7 °C

Yüzlerce gemi, okyanusun ortasında sahipsiz kaldı

Yüzlerce gemi, okyanusun ortasında sahipsiz kaldı
2025 yılında tam 410 gemi, sahipleri tarafından açık denizde bir başına bırakıldı. İşte, içinde aylardır yiyecek bekleyen mürettebatın bulunduğu bu devasa metal yığınlarının arkasındaki karanlık gerçekler.

Okyanusun ortasında, uçsuz bucaksız suların karanlığında tek başına sürüklenen ıssız gemiler genellikle gerilim filmlerinin vazgeçilmez temasıdır. Ancak son yıllarda ortaya çıkan rakamlar, bu ürkütücü senaryonun bir kurgu değil, küresel ticaretin sinsi bir gerçeği olduğunu kanıtlıyor. 2025 yılı verilerine göre, tam 410 gemi denizin ortasında kaderine terk edildi. Bu devasa metal yığınlarının içinde hayaletler değil, aylardır evlerine dönmeyi bekleyen, çaresizlik içindeki 6 binden fazla denizci bulunuyor.

Gemi terk edilme vakalarındaki artış, bir önceki yıla oranla %31 gibi korkutucu bir seviyeye ulaştı. Uzmanlar bu tırmanışı, "gölge filolar" olarak bilinen ve sahiplik yapısı gizlenen gemi ağlarına bağlıyor. Çoğu zaman bu gemilerin gerçekte kime ait olduğunu bulmak neredeyse imkansız. Daha da kötüsü, ne çalışanları ne de taşınan yükü güvence altına alacak bir sigorta sistemi işletiliyor.

Gemi sahipleri, vergi ve harçlardan kaçmak için "kolaylık bayrağı" yöntemini kullanarak gemilerini başka ülkelerin siciline kaydettiriyor. İşler ters gittiğinde ise hiçbir sorumluluk almadan, personeli açık denizde kaderiyle baş başa bırakıp ortadan kayboluyorlar. Uluslararası Taşıma İşçileri Federasyonu yetkilileri, küresel ekonominin yükünü sırtlayan bu insanların, evlerinden binlerce mil uzakta çözümsüz bir kapana kısıldığını belirtiyor.

Açık denizde hayatta kalma mücadelesi

Efsanelerdeki hayalet gemi hikayelerinin aksine, günümüzün terk edilmiş gemilerinde yaşayanlar gerçek bir yaşam savaşı. Gemi sahibi desteğini çektiğinde kaptan, gemiyi yürütecek paradan tamamen yoksun kalıyor. Mürettebat gemiyi kullanmayı bilse bile, yakıt veya teknik destek olmadan devasa motorları çalıştırmak imkansız bir hal alıyor. Bu durum, personelin limana dönmesini veya en temel ihtiyaçlarını karşılamasını engelliyor.

Bir gemi terk edildiğinde durum Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) gibi kurumlara bildiriliyor. Ancak bürokratik süreçler çok yavaş ilerliyor; gemi sahibini bulmak ve yasal yaptırım uygulamak aylar, hatta bazen yıllar alıyor. Bir vaka, mürettebatın tüm maaşları ödenip sağ salim evlerine gönderilene kadar resmen çözülmüş kabul edilmiyor.

Bu belirsizlik ortamında denizciler, tükenmek üzere olan gıda ve su stoklarıyla okyanusun ortasında mahsur kalıyor. Dış dünyayla bağları kopan ve hukuki bir boşlukta bekleyen bu insanlar için kargo gemileri, yüzen birer hapishaneye dönüşüyor. Modern ticaretin görünmez kurbanları olan bu denizciler, çoğu zaman kamuoyunun ruhu bile duymadan ıssız rotalarda sürüklenmeyi sürdürüyor.

DENİZ HABER AJANSI

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÇOK OKUNANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2004 Deniz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0544 880 87 87 | Haber Scripti: CM Bilişim