• BIST 12433.5
  • Altın 6495.18
  • Dolar 44.3489
  • Euro 51.3612
  • İstanbul 9 °C
  • Ankara 9 °C
  • İzmir 14 °C
  • Antalya 11 °C
  • Muğla 9 °C
  • Çanakkale 12 °C

Yangında kaskosu olan mağdur yok

Yangında kaskosu olan mağdur yok
U.N Ro-Ro CEO’su Cüneyt Solakoğlu, 6 Şubat’ta yanan UND Adriyatik gemisinde, kaskosu olan hiçbir treyler sahibinin mağdur olmadığını söyledi.

UN Ro-Ro CEO’su Cüneyt Solakoğlu, 6 Şubat’ta yanan UND Adriyatik gemisinde, kaskosu olan hiçbir treyler sahibinin mağdur olmadığını söyledi.

6 Şubat’ta yanan UND Adriyatik gemisinde, kaskosu olan hiçbir treyler sahibinin mağdur olmadığını vurgulayan U.N Ro-Ro CEO’su Cüneyt Solakoğlu, 30 milyon Euro’nun üstünde bir zararın oluştuğunu açıklayarak, “Ama, bizim zararımız herkesten fazla” diye konuştu.

Geçtiğimiz günlerde yapılan bir basın toplantısında RODER II. Başkanı Necmi Çobanoğlu, “Benim 11 treylerim ‘UND Adriyatik’ gemisinde yandı. Nakliyeciler, bu infiali büyütmek durumundadır. Deniz Yasası’na göre ‘gemiadamlarının verdiği bir zarar, gemi sahibine rücu edilemez’ deniyor. Ama, biz bunu kabul etmiyoruz. Çünkü, zarar veren gemiadamları değil, gemidir. Teknik olarak geminin çalışmadığına inanıyoruz” demişti. Bu iddiaları U.N Ro-Ro CEO’su Cüneyt Solakoğlu’na sorduk.

“Denize elverişli değildi iddiasına gülerler”

Kaza raporunun, henüz tam oluşmadığını ifade eden Solakoğlu, “Ancak, ilk rapora göre yangının, geminin ana güvertesinin iskele tarafındaki takribi yerleri belli olan 5 treylerden birinde çıktığı öne sürülüyor. Yangın çıkabilecek iki önemli nokta var. Biri yaşam mahalli. Diğeri ise, makine dairesi. Yaşam mahallinden çıkmadığı yangın anında net olarak görülüyor. Çünkü, kaptan yolcuları güvenli diye bu alana topluyor. Makine dairesinde ise, yangın olduğu anlaşıldığında mühendis aşağı inip, fanları kapatarak, yangın geçirmez kapının bağlantısını kesiyor. Bağlantı kopunca da, yangın sonunda bile bütün sistem pırıl pırıl kalıyor. Yeni kurulacak ro-ro şirketi 28 yaşında gemilerle taşıma yapmayı planlıyor. Yanan gemimiz ise 6 yaşındaydı. Kuzey Almanya’da yapılmış ‘ro-ro’ların Rolls Royce’u’ diye nitelendirilecek kalitede bir gemiydi. O kadar kaliteliydi ki, 4 gün boyunca yandı ama batmadı. Şimdi bu gemiye denize elverişli değildi dersen buna sadece gülerler” açıklamasını yaptı.

“Yaklaşımımız KKR’ye özgü değil”

Aldıkları bütün gemilerin kendi hatalarına, deniz felaketlerine ve gemiadamlarının hatalarına karşı sigortalı olduğunu belirten Cüneyt Solakoğlu, “Yangın sonucu oluşan hasarımız %100 teminat altındaydı. Gemi kaybı göz önüne alınamaz. Biz, sürekli aynı insanları taşıyoruz. Çobantur da devamlı müşterimiz. Bizim en son isteyeceğimiz şey, Çobantur’un karşılanamayan zararıdır. Çünkü, Çobantur, %100 ro-ro ile çalışan bir firma. Eğer benim hatam ise, dünyanın en büyük P&I sigortası devreye girecek ve Çobantur’un kaybını ödeyecek. Ama, eğer benim kusurum değilse, kanunlara göre ben bir şey ödemeyeceğim. Dolayısıyla, bizim sigorta şirketleri ile el ele verip, müşterilerimizi karşımıza almak gibi mantık ve ticaret dışı bir davranışta olmamız mümkün değildir. Biz onların sayesinde varız. En son isteyeceğimiz şey onların zarara girmesidir.

Ancak, şu an elimiz kolumuz bağlı. Rapor çıkacak, açılmış olan davalar devam edecek ve sonucunda adalet tecelli edecek. Benim sigortacım, böylesi bir durumda para ödemeyi kabul edebilir mi? Bunun KKR’ın tasarrufu olması ile hiçbir alakası yok. Daha önce yaşansa da, bu durum değişmezdi” ifadelerini kullandı.

“Kaskosu olan parasını aldı”

Taşınan yüklerin iki firma dışında sigortalı olduğunu, kaskosu olan hiçbir treyler sahibinin de mağdur olmadığını vurgulayan U.N Ro-Ro CEO’su şöyle devam etti: “Hepsi paralarını aldı. Konuşan insanları iki gruba ayırıyorum. Kaskosu olup, parasını alan ama kuracakları firmaya faydası olacağını düşündükleri için hala piyasada demeç verenler. Bir de aralarında maalesef Çobantur’un da olduğu küçük bir grup... Çobantur’un da hiçbir çekicisi gitmedi, bunlar semi treylerdir. Ortada şu var: Ben tamamen bütün risklere karşı sigortalıyım. Durum böyleyken ulusal ve uluslararası kanunlar beni sorumlu tutmadığı halde; hakkaniyet,vicdan, nezaket, etik vs. için benim tek kelime etmeye hakkım var mı? UN Ro-Ro, 14 yıldır olduğu gibi hiçbir sorumluluktan kaçmamıştır.”

“En büyük zarar bizim”

Geminin batmasıyla, 30 milyon Euro’nun üstünde bir zararın oluştuğunu açıklayan Solakoğlu, “Ama, bizim zararımız herkesin zararından daha fazla. Biz, 44 milyon Euro alabildik. Ama, gemimize yanmadan önce 50 milyon Euro verselerdi asla vermezdik. Ayrıca, UND Adriyatik 6 Şubat’ta yandı. Bugüne gelene kadar çalışmayan bir gemi var. Kardan kaybımız toplam 202 aracın değerine yakındır. Piyasa değeri ile aldığımız para arasındaki kaybımız da, gemideki tüm araçların toplam değerinden fazladır. Aslında rakam olarak baktığınızda en fazla mağdur olan biziz. Bunu benim zararım çok diyerek nakliyeciyi küçümsemek için söylemiyorum. Çünkü, öyle nakliyeci tanıyorum ki, aracı yandığı için ödeme dengesi bozuldu. Onların zarar görmemesi için elimizden geleni yapıyoruz. Biz, mecburen nakliyeciye odaklanmış bir firmayız. Bir şilep sahibi olsam, bugün Ahmet’in yükünü taşırım, yarın Mehmet’in. Ama, ben belli olan 300-400 nakliyecinin malını taşıyorum. Onlarla her gün taşıyan-taşıtan ilişkisi içindeyim” diye konuştu.

Yeni bir tip sigorta poliçesi

U.N Ro-Ro, nakliyecinin kafasındaki ‘ya bir gemi daha yanarsa’ sorusuna da çözüm getirme aşamasında. CEO Cüneyt Solakoğlu, “UND Adriyatik yandığında kaskosu olanlar bir sorun yaşamadı. Zararlarının karşılığını aldılar. Ancak, bundan böyle kasko yaptırmayanlar için de bir sigorta sistemi üzerinde çalışıyoruz” dedi.

Nakliyecilerin yine böyle bir olayla karşılaşma olasılığına karşı güçlü garantiler istediklerini anımsattığımız Solakoğlu, bu konudaki şüphelerin de yersiz olduğuna dikkat çekerek, şunları söyledi: “Eğer kaskoları varsa, dün de biniyorlardı, bugün de binebilirler, hiçbir sorun yok. Ama, kaskolarını yapmak istemiyorlarsa, diyelim 300 araçları var. Kaza oranı oldukça düşük olan Ro-Ro’yu tercih ediyorlar; (Çünkü, 14 yılda milyonlarca mil yol almışız, bir tek kaza yaşanmış) 300 araç için de, ayrıca bir finansman ayırmak istemiyorlar. Kaskoyu yaptırmayıp, yine de hiçbir risk almak istemiyorlarsa, bu nakliyecilerimiz için de yeni bir sigorta poliçesi geliştiriyoruz. İki ayrı koldan yürüyor. Her binişte makul bir bedel ödemek suretiyle bu riski de, elemine edebilecekler. “

İlginç bir Ro-Ro hikayesi

U.N Ro-Ro CEO’su Cüneyt Solakoğlu’nun anlattığı yaşanmış bir olayı sizlerle paylaşmak istiyoruz.

Olay, 15-20 yıl evvel bir Romen Ro-Ro gemisinde geçiyor. Karadeniz yine azgın günlerinden birinde. Söz konusu Ro-Ro da, Köstence’ye gidecek. Öyle yoğun ki dalgalar, gemi batma tehlikesiyle karşı karşıya. Kaptan, geminin dengesini korumak için radikal bir karar alıyor ve Türk treylerlerinin 9 tanesini denize atıyorlar. Ancak, hesapta olmayan bir şey de oluyor. Erşen Nakliyat’ın rahmetli bir şoförü de o gün gemide yatmaktansa kamyonda yatmayı tercih etmiş. Gözlerini son kez Karadeniz’in azgın sularında açıyor; tabi ki boğularak hayatını kaybediyor. Bunların denizin bünyesinden kaynaklanan durumlar olduğunu belirten Solakoğlu,” Bu gibi sorumluluk kaldıran haller olmasa, gemi sigortaları belki 20 misli artardı” diye de ekliyor.

Deniz Hukuku Uzmanı Avukat Muhittin Doğrucu: Donatan, ‘kusurlu’ değilse yangından sorumlu tutulamaz

UND Adriyatik Ro-Ro gemisinde armatör de, yükünü taşıtan da zarar gördü. Benzer durumlar için deniz hukukundaki karşılığını sorduğumuz Avukat Muhittin Doğrucu, Ticaret Kanunumuza göre donatanın / taşıyanın, kendi şahsi kusuru bulunmaması şartıyla, gemi adamlarının kusuru veya başka bir sebeple gemide çıkan yangın sonucu meydana gelen yük zararlarından sorumlu tutulamayacağını söyledi. Ve bu kuralın, uluslararası anlaşmalarda da aynen geçerli olduğunu ifade etti.

UND Adriyatik ile ilgili detayları bilmediğini belirten Doğrucu, Araç sahiplerine "biz zararınızı alırız" diyen avukatlar da duyduk. Eğer gemi sahibine ait bir kusur bulunursa ancak o zaman mümkün olabilir. Örneğin, gemi yola çıkmadan önce gemide mevcut olan bir elverişsizlik yangına sebep olmuşsa, o zaman taşıyanın sorumluluğuna gidilebilir. Aksi halde yanan araç - yük sahiplerinin gidebileceği tek yer eğer varsa kendi sigortalarıdır” diye konuştu.

Ödeme de gemi bedeli ve navlunla sınırlı

Öte yandan donatanın meydana gelen zararlardan sorumlu olduğu kabul edilse bile, deniz serveti denilen gemi ve tahsil ettiyse navlun ile sınırlı olarak sorumlu tutulacağına dikkat çeken Doğrucu, “Diğer malları ile sorumlu değildir. Yani, bu yangın zararlarının donatandan tahsiline karar verilse bile, şu anda geminin değeri ne ise o ve tahsil ettiği navlun kadar sorumlu olacaktır. Örneğin, gemi sigortalı ise ve sigortadan parasını tam olarak alsa bile, aldığı bu paradan bir ödeme yapmak zorunda değildir” dedi.

IMO eski Türkiye Temsilcisi Fikret Hakgüden: U.N Ro-Ro, mevzuat boşluğu nedeniyle hem suçlu hem mağdur

Konuyla ilgili olarak, görüşüne başvurduğumuz ülkemizin deniz ticareti ve Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) bünyesindeki sözleşme ve kuralları konusunda önde gelen saha uzmanlarından ve (IMO) eski Türkiye temsilcisi deniz hukukçusu Fikret Hakgüden ise, öncelikle mevzuat eksikliğine dikkat çekti. Deniz ticaret taşımacılığının, esasen kargo taşımacılığı üzerine tesis edilmiş bir taşımacılık şekli olduğunu vurgulayan Hakgüden,. “TIR ve hatta bunların bir kısmının sürücüleriyle birlikte taşınması konusu, ülkemiz dahil çok nadir ülke tarafından uygulanan bir taşımacılık modeli halindedir. Bu nedenle ülkemize oldukça fazla miktarda döviz sağlayan meşakkatli ve fedakarlık isteyen önemli büyüklükteki TIR filomuzun hiç olmazsa devlet tarafından bazı konularda korunması için yeknesak bir ulusal mevzuat geliştirilmesi gereklidir” dedi.

Hakgüden, “Zarar gören TIR sahiplerinin zararlarının karşılanmasının, devletin vatandaşına karşı eksik bıraktığı hukuki alan sorumluluğu, UN Ro-Ro İşletmelerinin ise hem ahlaki hem de hukuki sorumluluğudur” diyerek şöyle devam etti: Esasen, UN Ro-Ro Şirketi bu alandaki mevzuat boşluğu nedeniyle hem suçlu hem mağdur durumdadır. Çünkü mevzuat boşluğu, diğer uluslararası sigorta mevzuatı ve kıyas yoluyla uygulanabilecek Jones Act ve Admiralty Law gibi uluslarararası mevzuattan yararlanabilme tecrübesine sahip uzman eksikliği nedeniyle zararı sigortadan tam olarak alamamaktadır. Bunun sonucunda da TIR sahiplerinin mağduriyetini giderememektedir. Ancak, şirketin kendi zafiyetini TIR sahiplerine yansıtması hakkaniyete ve hukuka aykırıdır.

Dolayısıyla bu konunun hakkaniyetle ve hukuki yollarla çözülmesi, hem anılan şirketin hem de TIR sahiplerinin yararınadır. Aksi takdirde, TIR sahiplerinin ve RODER gibi üye oldukları dernek tüzel kişilerinin, hem haklarını alabilmeleri hem de arzu edilmemekle birlikte gerek şirketin, gerek şirketi mağdur eden sigorta şirketlerinin uluslararası faaliyetlerini engelleyebilecek ve büyük zararlarına yol açacak hukuki etkin yollar mevcuttur.”

Selçuk Onur/ Perşembe Rotası

www.DenizHaber.Com.tr

Diğer Haberler
ÇOK OKUNANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2004 Deniz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0544 880 87 87 | Haber Scripti: CM Bilişim