Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA), gemilerde nükleer enerjiyi ve yüzer nükleer enerji santrallerini teşvik etmek için küresel bir girişim başlattı. ATLAS (Denizde Uygulamalar İçin Lisanslı Atom Teknolojileri) adı verilen bu girişim, dünyanın en büyük ekonomilerinin birçoğunun yanı sıra Slovenya, Romanya, Yunanistan ve Türkiye de dahil olmak üzere 26 ülke tarafından destekleniyor.
Washington’da duyurulan “Denizde Uygulamalar İçin Lisanslanmış Atom Teknolojileri” (ATLAS) projesi, nükleer deniz taşımacılığı alanında atılan en büyük koordineli adım olarak tarihe geçti. 50’den fazla ülkeden hükümet yetkilileri, regülatörler, armatörler, liman işletmecileri ve nükleer endüstri temsilcilerinden oluşan yaklaşık 600 katılımcı bu zirvede bir araya geldi.
Hedef 2030’lu Yıllarda Denizlere Dönüş
Nükleer enerji ve denizcilik sektörlerini ilk kez küresel çapta bir araya getiren inisiyatife Türkiye’nin de aralarında olduğu 26 ülke ortak bir bildiriyle destek verdi. IAEA Başkanı Rafael Mariano Grossi, girişimin önemine dikkat çekerek, “Nükleer ve denizcilik sektörlerini birleştirerek, hem enerjinin hem de deniz taşımacılığının geleceğini şekillendirme fırsatına sahibiz” değerlendirmesinde bulundu.
Gelişmiş küçük modüler reaktörlerin (SMR) ve yeni nesil tasarımların, gemilere son derece yüksek enerji yoğunluğu ve yakıt ikmali yapmadan yıllarca kesintisiz çalışma potansiyeli sunması bekleniyor. IAEA uzmanları, yeni nesil nükleer denizcilik konseptlerinin 2030’lu yıllarda ticari kullanıma hazır hale gelebileceğini öngörüyor.
Mevzuat ve Güvenlik İçin Uzman Gruplar Kuruldu
Nükleer enerjili ticari gemilerin ve yüzer nükleer santrallerin inşasındaki en büyük engeller teknik altyapıdan ziyade hukuki ve idari zorluklar olarak öne çıkıyor. Gemilerin uluslararası sulardaki seyri sırasında tabi olacağı mevzuatlar, sigorta şartları, mali sorumluluklar, liman kabul prosedürleri, mürettebat eğitimi ve güvenlik önlemleri çözülmesi gereken temel sorunlar arasında yer alıyor.
Bu engelleri aşmak için harekete geçen ATLAS inisiyatifi, uluslararası entegre bir yasal çerçeve oluşturmak amacıyla bu konuları kapsayan altı farklı uzman proje grubu kurduğunu açıkladı. Bu hamle, küresel çapta denizcilikte nükleer enerjiye duyulan ilginin yeniden canlandığı bir dönemde stratejik bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.
DENİZ HABER AJANSI































