Aycangül'ün sunduğu programın 31. bölümünde konuşan Mengi, sektöre yatırım yapmak isteyenlere de deneyimli firmalarla ortaklık kurma çağrısında bulundu. Yapay zekânın sektördeki kullanım alanını değerlendiren Mengi, bugünkü teknolojiyle işin yüzde 30’una uygun olduğunu söyledi. Kullanım ekranları, uzaktan çalıştırma, konum belirleme ve takip gibi alanlarda uygulanabildiğini, imalat tarafında ise mesafenin korunduğunu belirtti. Yapay zekâyı bir yana bırakarak CNC makinelerinin bile üretemediği işler bulunduğunu, ustanın hâlâ gerekli olduğunu söyledi. Bu oranın 2030’da yüzde 50’yi geçeceği tahmininde bulundu.
Müşteriyle Birebir İlişki Ve Şanghay Örneği
Mengi, firmasının ayırt edici özelliğini aile şirketi yapısı ve müşteriyle kurulan doğrudan ilişki olarak tanımladı. Bir sorun ortaya çıktığında kaynağının üretici, malzeme tedarikçisi ya da kullanıcı olup olmadığına bakmadan anında çözüm ürettiklerini belirtti. Aracı ya da broker bulunsa dahi sözleşmeyi imzalayan kişiyle kendisinin veya ortaklarının mutlaka görüştüğünü söyledi.
Bu yaklaşımı bir örnekle açıkladı. Türkiye kıyılarını gezen bir alıcı, yat siparişi için başka bir ülkeye yönelmek üzereyken bir kaptanın yönlendirmesiyle Türkiye’deki üç tersaneye başvurdu. Alıcı, eşiyle birlikte ikinci sırada Mengi’nin tersanesini ziyaret etti. Görüşmeden 20-22 gün sonra Mengi ve o dönem çalışma arkadaşı Erdinç, alıcının bulunduğu Şanghay’a gitti. Pazarlık 20-22 dakika sürdü ve anlaşma sağlandı.
Mengi, alıcının o görüşmede daha önce farklı ülkelerden tekne aldığını ancak Türkiye’den ilk kez alışveriş yaptığını söylediğini aktardı. Kendisine garanti süresinden bağımsız olarak, tekneyi satacağı güne kadar yanında olacaklarını iletti. Alıcının bu sözün tutulmayacağını düşündüğünü, ancak iki ay önce tersaneye onuncu ziyaretini gerçekleştirdiğini ve memnuniyetini ilettiğini belirtti. Aynı müşteri, teknenin personelini kurma yetkisini de firmaya verdi; sözleşme temmuz ayında bitmesine karşın ekim ayına kadar esneklik tanıdı.
Üretim Süresi: Hayal İçin 6 Ay, İmalat İçin 20 - 24 Ay
Mengi, üretim sürecinin iki farklı noktadan başladığını anlattı. Müşteri mevcut bir tekneyi referans göstererek gelebiliyor ya da tamamen kendi tasarımını talep edebiliyor. Sıfırdan tasarım talebinde müşterinin ve ailesinin isteklerini tasarımcılarla birleştirdiklerini, teknik gereklilikleri ayrı bir hatta yürüttüklerini söyledi. Bu aşama için altı ay süre ayırdıklarını, mevcut bir modelde değişiklik talep edilmesi durumunda sürenin iki-üç aya indiğini belirtti. Müşteri taleplerinin ilk bakışta mantıksız görünse bile çözüm aşamasında inovasyona dönüştüğünü ifade etti. Tasarım tamamlandıktan sonra 40 ile 50 metre arasındaki, 400-500 groston teknelerin imalat süresinin 20 ile 24 ay arasında değiştiğini aktardı.
Mega Yat Sınırı Yukarı Kayıyor
Mengi, mega yat tanımının 20 yıl öncesine kadar 30 metre üzerinden yapıldığını, bu sınırın 50 metreye çıktığını söyledi. Önümüzdeki 5-6 yıl içinde sınırın 70-80 metreye taşınacağını, dünyada 100 ile 200 metre arasında yatların üretilmeye başlandığını belirtti. Sınıflandırmada metrekare kadar menzilin de belirleyici olduğunu vurguladı. Yakıt kapasitesiyle 4.000-5.000 mil menzil elde edilen teknelerin mega sınıfa girdiğini ifade etti.
Hibrit Sistemlerde Ağırlık Ve Maliyet Dengesi
Mengi, elektrikli tahrikte iki yöntem bulunduğunu açıkladı: ana makine ile şanzıman arasına yerleştirilen elektrik motorunun jeneratörlerden ya da pillerden beslenmesi. Her iki uygulamanın da mümkün olduğunu, ancak pil ağırlığı hesaba katıldığında ana makinede yakıt tüketiminin arttığını, dengenin tam oturmadığını söyledi. Hafif hibrit sistemle sonucun sağlanabildiğini belirtti.
Maliyet boyutuna da dikkat çekti. Sisteme eklenen maliyet yükseldiğinde tasarruf beklentisinin karşılanamayabileceğini ifade etti. 2030’a kadar pillerin küçüleceğini, tekne üzerindeki güneş paneli alanının genişletilebileceğini öngördü. Doğal tik yerine plastik tik güverteye yönelen sektörde, bu malzemenin enerji üretecek şekilde geliştirilmesinin de gündeme gelebileceğini söyledi. Yat alımında satın alma bedelinin değil işletme maliyetinin (running cost) belirleyici olduğunu vurgulayan Mengi, yatırımın bu alana yönelmesi gerektiğini savundu. Daha az yakıt tüketen, çevreye duyarlı tekne üretimini destekleyenler arasında yer aldığını belirtti.
Sektöre Yatırım Yapacaklara Çağrı
Mengi, sektöre girmek isteyenlere mevcut firmalardan eleman transfer ederek başlamak yerine, yıllarını bu işe vermiş firmalara yatırım yapmayı önerdi. “Taş yerinde ağırdır” sözünü hatırlatarak, başarılı bir çalışanın farklı bir yapıda aynı sonucu üretemeyebileceğini, çünkü mevcut dinamiklerin ve desteğin bir bütün oluşturduğunu söyledi.
Kendi işini kurmak isteyen çalışanların önünü açtıklarını, ilk işlerini de kendilerinin verdiklerini belirtti. Pandemi döneminde kendi işini kuran çok sayıda kişinin projelerinin yarım kaldığını, yatırımcıların parasının karşılıksız kaldığını aktardı. Denize iniş anını bir teknenin en heyecanlı aşaması olarak tanımlayan Mengi, seyir testinin tamamlanması ve müşteri memnuniyetinin görülmesinin işin karşılığı olduğunu söyledi.
DENİZ HABER AJANSI






























