Marmaris ve Bozburun bölgesinde deniz turizmi, altyapı eksikliği, ruhsatsız tersaneler ve personel krizi gündemdeki yerini koruyor. İMEAK Deniz Ticaret Odası Marmaris Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Halil Bağlı, Bozburun’da dünyanın en büyük ahşap teknelerinin üretildiğini ancak tersanelerin büyük bölümünün ruhsatsız faaliyet gösterdiğini belirterek, “Guletçilik ve ahşap tekne yapımcılığı bitmek üzere” dedi.
Vural Efecik’in haberine göre DTO Marmaris Şube Başkanı Halil Bağlı katıldığı yerel bir tv kanalında, bölgedeki altyapı sorunlarından marina ihtiyacına, personel krizinden kaçak yapılaşmaya kadar birçok konuda dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
“Dünyanın en büyük ahşap tekneleri Bozburun’da yapılıyor”
Bozburun’daki tersanelerle ilgili soruya yanıt veren Halil Bağlı, bölgenin dünya çapında önemli bir üretim merkezi olduğunu söyledi.
Bağlı, “Dünyanın en büyük ahşap tekneleri Bozburun’da yapılıyor. Ama bugün yapılan tersanelerin ve çekek yerlerinin tamamı ruhsatsız. Sadece geçmişten gelen gemi sanayi veri tabanında kayıtları olduğu için faaliyetlerini sürdürebiliyorlar” dedi.
“Dünyanın en büyük ahşap teknesinin yapıldığı tersanenin bile ruhsatı yok”
Bölgedeki en büyük sorunun imar planı eksikliği olduğunu belirten Bağlı, tersanelerin resmi ruhsat alamadığını ifade etti.
Bağlı, “Biraz evvel bahsettiğiniz, açılışına gittiğiniz dünyanın en büyük ahşap teknesinin yapıldığı tersanenin dahi ruhsatı yok. Vatandaş bu sorunu çözemiyor çünkü imar planı yok. İmar planı olmadığı için insanlar mağdur oluyor” diye konuştu.
“Guletçilik bitmek üzere”
Bozburun’un dünyaca bilinen el sanatlarından biri olan ahşap tekne üretiminin tehlike altında olduğunu söyleyen Bağlı, sektörün geleceğiyle ilgili kaygılarını paylaştı.
Bağlı,“Çok değil, 10 yıl sonra bölgemizin dünyaca bilinen bu el sanatı bitmek üzere. Guletçilik, ahşap tekne yapımcılığı bitmek üzere” ifadelerini kullandı.
Programda bölgedeki altyapı eksikliklerine de değinen Halil Bağlı, yarımadanın büyük bölümünde kanalizasyon altyapısının bulunmadığını söyledi.
Marmaris Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Halil Bağlı,“Su götürdük diye övünüyoruz ama götürülen suyun nereye gideceğini konuşmuyoruz. Yarımada’nın hiçbir yerinde doğru düzgün altyapı yok. Foseptik sistemiyle gidiyor” dedi.
“Denizciler günah keçisi ilan ediliyor”
Deniz kirliliği konusunda denizcilik sektörünün hedef gösterildiğini savunan Bağlı, Hisarönü Körfezi’nde yeterli atık alım tesisi bulunmadığını açıkladı ve “Hisarönü’nde Martı Marina dışında teknelerin atık verebileceği bir tesis yok. Ama siz teknelere ‘Atığınızı verdiniz mi?’ diye hesap soruyorsunuz. Atık alım tesisi olmayan yerde bu sorunun çözülmesini beklemek çelişki” diye konuştu.
“Tekneler her gün atık vermek zorunda bırakılıyor”
Programda yeni yönetmeliklerle birlikte günübirlik tur teknelerine her gün atık boşaltma zorunluluğu getirildiğini belirten Halil Bağlı, “Teknenin 4 tonluk atık tankı var. 10 yolcu ile çıkıyor. Tankın yüzde 10’u bile dolmadan her gün atık vermek zorunluluğu getiriliyor. Bu da yanlış”diyerek uygulamanın teknik olarak doğru olmadığını söyledi.
Sorunun çözümü için sektör temsilcilerinin alternatif öneriler sunduğunu anlatan Bağlı, vidanjör sistemi kurulmasının da engellendiğini söyledi.
Bağlı,“Arkadaşlar vidanjör alıp teknelerin atığını arıtma tesisine taşıyalım dediler. Ona da izin verilmedi. Lisans gerektiği söylendi. Büyükşehir Belediyesi’nden bu konuda destek istedik” ifadelerini kullandı.
Büyükşehir Belediyesi’nin sürece dahil olması gerektiğini belirten Bağlı, deniz atıklarının da merkezi sistemle toplanabileceğini söyledi.
Deniz turizminde personel krizi büyüyor
Sektörde yaşanan personel sıkıntısına da değinen Halil Bağlı, özellikle özel yat sektöründe çalışan personellerin işsiz kalmaya başladığını söyledi. Bağlı özel teknelerde çalışan birçok personelin işinden olduğunu ve kriz nedeniyle teknelerin satıldığını açıkladı. Bağlı geçmişte personel bulunamayan sektörde bugün iş başvurularının arttığının altı çizdi.
Ekonomik kriz nedeniyle tekne piyasasında da büyük düşüş yaşandığını belirten Bağlı, teknelerde ciddi fiyat indirimleri yapıldığını söyledi.
“Eskiden 100-200 bin dolarlık indirimler konuşulurdu. Şimdi yarım milyon dolarlık indirimlerden söz ediliyor” dedi.
Bölgede bağlama kapasitesinin yetersiz olduğunu ifade eden Halil Bağlı, kontrollü ve küçük ölçekli marina yatırımlarına ihtiyaç duyulduğunu da belirterek sözlerini şöyle tamamladı: “Hisarönü Körfezi’nde Martı Marina dışında teknelerin bağlanabileceği yer yok. İhtiyaç var ama çevreye zarar vermeden yapılmalı. Biz Hisarönü’nde Göcek gibi çok sayıda marina istemiyoruz. Küçük ölçekli butik marinalara ihtiyaç var”
DENİZ HABER AJANSI
































