Yunanistan Deniz Kuvvetleri’nin envanterinde yer alan Type 209 sınıfı “POSEIDON” denizaltısının, uzun süren detaylı bakımlarının ardından ani bir şekilde hizmet dışına çıkarılması, kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Bu denizaltı, Girit Deniz Üssü’nde yaklaşık 18 ay süren kapsamlı bakım ve onarım çalışmaları sonrası tekrar faaliyet göstermek üzere hazır hale getirilmişken, alınan bu kararın nedeni bilinçli olarak gizleniyor gibi görünüyor. Muhalefet ve çeşitli askeri kaynaklar, bu yüksek maliyetle gerçekleştirilen yenileme ve modernizasyon süreçlerinden sonra böyle bir kararın alınmasını mantıklı bulmuyor. Ayrıca, kamuoyunda bu süreçte yapılan harcamaların ve alınan kararların şeffaflığına ilişkin sorgulamalar yoğunlaşıyor.
Yunan mevzuatına göre, savaş gemilerinin emekliye ayrılması kararı, Deniz Kuvvetleri Yüksek Konseyi ve Milli Savunma Bakanlığı’nın onayıyla alınmakta. Bu süreçler, Deniz Kuvvetleri’nin resmi ve daimi emirleri doğrultusunda yönetiliyor. Ancak, uzun süre tamir ve bakım kavramının ardından denizaltının emekliye ayrılması, pek çok uzman ve gözlemcinin aklında soru işaretleri bıraktı. Özellikle, onarım ve bakım maliyetlerinin toplam tutarı, bu işlemler sırasında yapılan harcamalara rağmen, denizaltının ani hizmet dışı bırakılması kararını görünürde gerekçelendirmenin güç olduğu düşünülüyor.
Bu kararın teknik ve operasyonel açıdan tutarlı olup olmadığı ise tartışma yaratıyor. En dikkate değer nokta ise, emekliye ayrılan denizaltının yasal prosedürlere uygun olarak, denizden çıkarılırken denize elverişli değil görünmeyen durumlara rağmen Girit’ten Salamis Deniz Üssü’ne taşınması oldu. Bazı analizler, bu kararın başka ülkelere satışı veya devri gibi olasılıkları da gündeme getiriyor, ancak resmi bir teyit bulunmuyor.
Meclis’te de tartışma konusu olan bu gelişme üzerine, PASOK–KİNAL milletvekili Mihalis Katrinis, hükümete yönelttiği soru önergesinde; POSEIDON’un onarım sürecine rağmen neden hizmet dışına alındığını, yapılan toplam harcamaları, kararın yasal zemini ve benzer durumdaki diğer denizaltıların durumu gibi soruları sordu. Ayrıca, bu kararın, uzun vadeli savunma stratejileri ve yeni denizaltı tedarik planlarını nasıl etkileyebileceği de merak konusu olmaya devam ediyor.
DENİZ HABER AJANSI

































