• BIST 90.787
  • Altın 254,429
  • Dolar 5,8790
  • Euro 6,5887
  • İstanbul 26 °C
  • Ankara 19 °C
  • İzmir 26 °C
  • Antalya 26 °C
  • Muğla 22 °C
  • Çanakkale 24 °C

Türkiye, Doğu Akdeniz'de kirli oyunlara geçit vermeyecek

Türkiye, Doğu Akdeniz'de kirli oyunlara geçit vermeyecek
Türkiye, egemenlik hakları ve Doğu Akdeniz’deki menfaati doğrultusunda her türlü önlemi alırken deniz hukuku uzmanları MEB ilan edilmesi gerektiğine vurgu yaptı.

Doğu Akdeniz’de bir oldubitti ile Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Tür Cumhuriyeti’ni (KKTC) devre dışı bırakmaya çalışan Yunanistan; Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY), İsrail ve Mısır ile ‘Deniz Yetki Sınırlaması Anlaşması’ imzaladı.

Ancak, Doğu Akdeniz’de en uzun kıyı şeridine sahip olan Türkiye’nin Kıbrıs Adası’nın batısında ve kuzeyinde kalan deniz alanlarında egemen hak ve meşru çıkarları bulunuyor. Bu anlamda Türkiye ve KKTC’nin yok sayıldığı anlaşmaların fiiliyatta pek de bir karşılığı yok.

İLK NOTA 2004’TE

Türkiye BM’ye ilk olarak 2 Mart 2004 tarihinde iletilen ve müteakip yıllarda çeşitli vesilelerle teyiden gönderilen mektup ve notalarla, GKRY’nin deniz yetki alanlarını sınırlandırma teşebbüslerinin kabul edilmeyeceğini net bir dille iletti.

Özellikle 32° 16’ 18’’ doğu boylamından itibaren Kıbrıs Adası’nın batısında kalan deniz alanlarında Türkiye’nin meşru hak ve yetkileri bulunduğu kayda alındı. GKRY’nin Doğu Akdeniz’de tek taraflı eylemlerle fiili durum oluşturmaya yönelik teşebbüslerinin kabul edilmeyeceği açıkça ortaya konuldu. Türkiye’nin son olarak BM Genel Sekreteri’ne bu konuyla ilgili ilettiği mektup 18 Mart 2019 tarihini taşıyor.

TÜRKİYE’NİN KITA SAHANLIĞI

Türkiye’nin kıta sahanlığı, Suriye ile kara sınırının denizde bittiği noktadan (12 deniz miline kadar karasuları, devamında kıta sahanlığı) başlıyor. Türkiye ile KKTC arasında Eylül 2011’de imzalanan Kıta Sahanlığı Sınırlandırma Anlaşması, Kıbrıs Adası’nın kuzeyine ilişkin kıta sahanlığı sınırını belirleyerek,  32° 16’ 18’’ doğu boylamının batısından itibaren (Kıbrıs Adası’na, adanın batısı itibariyle karasuları dışında deniz yetki alanı bırakılmamakta) Mısır-Türkiye ortay hattını takip ediyor. 28° doğu boylamına kadar olan bölge, Türk kıta sahanlığı olarak kabul edilerek, egemen devlet uygulamaları bu politikaya uygun olarak icra ediliyor. Türkiye 28° doğu boylamının batısında Girit’in karasularına kadar olan alanda da haklarını saklı tutuyor. 

HAKKANİYETİ YOK

Rum kesimi-Yunanistan ikilisi ise gerçekçi, makul ve hakkaniyetli olmayan bir yaklaşımla, tüm adaların otomatik olarak, sınırlandırmada tam etki oluşturacak şekilde kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölgeye sahip olduğunu ileri sürüyor. Bu yaklaşımla, Meis ve Kıbrıs adaları arasında deniz yetki alanı sınırı olduğu iddiasında bulunarak, AB üyeliği istismar ediliyor. GKRY ve Yunanistan, sözde kıta sahanlığı/MEB iddialarını AB’nin dış sınırları şeklinde yansıtmaya çalışıyor.

KKTC’YE RAĞMEN MEB ANLAŞMALARI

GKRY, 2003 yılından itibaren KKTC’nin hak ve menfaatlerini yok sayarak Kıbrıs Adası’na komşu ülkelerle deniz yetki alanları sınırlandırma anlaşmaları yaptı. Ada’nın deniz yetki alanlarında petrol/doğal gaz arama faaliyetleri için imtiyaz ruhsatları verdi.

GKRY’nin sözde ruhsat sahalarından 1, 4, 5, 6 ve 7 numaralı bloklar kısmen Türkiye’nin kıta sahanlığı ile çakışıyor. Türkiye, GKRY-Mısır 2003 MEB Sınırlandırma Anlaşması’na Kıbrıs sorununun yanı sıra kıta sahanlığı ihlal edildiği için itirazlarını sürdürüyor. GKRY-Lübnan ve GKRY-İsrail anlaşmaları ise Türkiye’nin kıta sahanlığı iddiası olmadığı bir bölgeyi ilgilendirdiği cihetle, yalnızca Kıbrıs sorunu çerçevesinde hem Türkiye’nin hem KKTC’nin itirazına konu oluyor.

TÜRKİYE DE MEB İLAN ETMELİ

Türkiye, egemenlik hakları çerçevesinde Doğu Akdeniz’deki menfaatleri için her türlü önlemi alırken, bazı deniz hukuku uzmanları Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) ilan edilmesi gerektiği üzerinde duruyor. Bu görüşe göre MEB, deniz kütlesini ve balık kaynaklarını da içerdiğinden daha kapsayıcı. Kıta sahanlığı, 200 deniz mili (maksimum 350 deniz mili) mesafeye kadar olan deniz tabanındaki ve altındaki doğal kaynakları içermekteyken, MEB bunlara ilaveten deniz suyu kütlesini de içeriyor. MEB, 1982 Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi (BMDHS) ile uluslararası hukuka girmiş olup 200 deniz mili genişliğe kadar uzanabiliyor. Bu görüşü savunan uzmanlar,  GKRY’nin 2 Nisan 2004 tarihinde, 21 Mart 2003’ten itibaren geçerli olmak üzere, sözde “Kıbrıs Cumhuriyeti” adına MEB ilanında bulunduğuna dikkati çekiyor.

TPAO RUHSATLARI

Bazı uzmanlar da hükümetin kıta sahanlığı uygulaması çerçevesinde TPAO’ya 2009 ve 2012 yıllarında verdiği ruhsatların ihtiyaçları karşıladığına ve Yunanistan, İtalya gibi ülkelerin henüz MEB ilan etmediğine, MEB ilanının Türk balıkçılığının ihtiyaçları ve talepleri doğrultusunda düşünülebileceğini vurguluyor.

DENİZ HABER AJANSI

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÇOK OKUNANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2004 Deniz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 293 75 48 | Faks : 0212 293 75 49 | Haber Scripti: CM Bilişim