• BIST 103.024
  • Altın 379,050
  • Dolar 6,8109
  • Euro 7,4186
  • İstanbul 16 °C
  • Ankara 19 °C
  • İzmir 23 °C
  • Antalya 21 °C
  • Muğla 22 °C
  • Çanakkale 19 °C

TCG Dumlupınar 67'inci yılında unutulmadı

TCG Dumlupınar 67'inci yılında unutulmadı
4 Nisan 1953’te Çanakkale’nin Nara Burnu’nda İsveç bandıralı Naboland gemisiyle çarpışarak batan TCG Dumlupınar’ın 67’inci yılında unutulmadı.

4 Nisan 1953’te Çanakkale’nin Nara Burnu’nda İsveç bandıralı Naboland gemisiyle çarpışarak batan TCG Dumlupınar’ın 67’inci yılında unutulmadı.

NATO tatbikatından dönerken Çanakkale Boğazı’nın Nara Burnu açıklarında İsveç bayraklı yük gemisi Naboland ile çarpışarak batan Dumlupınar denizaltısında şehit olan 81 denizci bugün anılıyor. Akdeniz’de NATO’nun Mavi Deniz Tatbikatı’na katılan TCG Dumlupınar, 4 Nisan 1953’te Gölcük’te ki Donanma Komutanlığı’na dönmek için girdiği Çanakkale Boğazı’nda İsveç bandıralı Naboland ile çarpışmıştı.

81’i denizaltının içindeki personelle birlikte Nara Burnu’nın 91 metre altına batan Dumlupınar’ın güvertesinde ki ve köprü üstünde ki 5 asker kurtulmuştu. 72 saat süren uğraşlara ve tüm çabalara rağmen 81 denizaltıcı kurtarılamazken, Türk denizcilik tarihinin en acı facialarından biri yaşanmıştı.

Dumlupınar, Türk denizcilik tarihinin en trajik olayı olarak tarihe geçerken içindekilerin kurtarılması için gösterilen tüm çabalar sonuçsuz kalmıştı. Denizaltı 85 metre derinliğe gömülmeden önce suya düşerek hayat kalan 5 kişiden biri olan emekli astsubay Hüseyin Akış her yıl şehit silah arkadaşlarını anmak için Gölcük’e gelerek törenlere katılıyordu. Hüseyin Akış’ı, 20 Haziran 2018’de kaybetmiştik.

Dumlupınar’dan hayatta kalan son tanık Hüseyin Akış ile mahsur kalan denizaltıcılarımızı kurtarmak için çabalayan dalgıçlardan emekli astsubay Yılmaz Süsen’de 4 Ekim 2017’de hayata gözlerini yummuştu. 63 yıl sonra ilk kez bir denizaltıda bir araya gelen Süsen ve Akış hatıralarını anlatmıştı.

Modern denizaltı TCG Gür’ün güvertesinde 81 silah arkadaşını kazada yitirdiğini anlatan 94 yaşındaki Hüseyin Akış; “ Gemimiz batarken 2 gün önce doğan oğlum Mehmet’i göremeden öleceğimi düşündüm. Ben kurtulduğum Dumlupınar, silah arkadaşlarımın çelikten mezarı. Onları unutturmamak için he yıl Gölcük’e geliyorum” demişti.

84 yaşındaki Yılmaz Süsen ise, “11 kez 85 metre derinliğe inek denizcilerimizi kurtarmaya çabaladık. Ama doğa şatları bizi engelledi. Hepsini saygıyla anıyorum” demişti.

“2 günlük oğlum Mehmet’i göremeyeceğimi düşündüm”

4 Nisan 1953 günü yaşanan olayı anlatan Hüseyin Akış, “Malta Adası açıklarında 7 gün süren NATO tatbikatından dönüyorduk. Seyir astsubayı Hüseyin İnkaya’dan nöbeti devir alarak köprü üstüne çıktım. İnkaya, nöbeti bitmesine rağmen boğaz geçişinde yardımcı olmak için benim yanımda kaldı. Kerteriz almama yardımcı oldu. Köprü üstünde 5 kişiydik ve gemiyle çarpıştığımız anda hepimiz denize döküldük. Çok kısa süre içinde derine doğru gitmeye başladık. Ben 2 gün önce doğan oğlum Mehmet’i göremeden öleceğimi düşündüm. 20 metre derinlikten çıktığımda bize çarpan Naboland gemisine alındım ve hastaneye kaldırıldım. Ben kurtuldum ama sevgili denizaltımız Dumlupınar, 81 arkadaşımın çelikten mezarı oldu” diye konuşmuştu.

“Elimizden geleni yaptık ama doğa engel oldu”

Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nın kurtarma dalgıçlarından olan ve TCG Kurtaran ile hemen bölgeye giden ekipte yer alan emekli astsubay kurtarma dalgıcı Yılmaz Süsen ise, “Hemen Bozcaada’dan Çanakkale Boğazı’na geldik. Toplam 11 kez daldık. Hepimiz Dumlupınar’ın kaportasının üstünde ki mapaya ulaşmak ve hayatta kalan tüm personelimizi kurtarmak için fedakarca çabaladık. Ama kurtarma çanı ya da dalış giysisini bile kullanamayacağımız kadar zor doğa şatları vardı. Öylesine şiddetli akıntı vardı ki. 5-10 metre derinliğe bile inemedik. Hatta bir arkadaşımız suyun altında hayati tehlike geçirdi. O yıllarda döneminin en modern teknolojisine sahip deniz kuvvetleri elinden gelini yaptı. TCG Kurtaran’ı 4 yere sabitledik ama Dumlu çok derinde olduğu için inemedik. 5 dalgıç çok çabaladık. 3-4 ay sonra hava şartları uygunken yaptığımız dalışlarda Dumlu’ya inebildik. 81 şehidimizin çelikten tabutu üzerinde yani güverte de yürürken kendi ayak sesim beni ürküttü. Silah arkadaşlarımın orada olduğunu bilmek beni çok üzdü. Onlar hepimizin kahramanı” dedi.

tcg-h1.jpgtcg-h2.jpg

KAYNAK:GÖKHAN KARAKAŞ/MİLLİYET

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÇOK OKUNANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2004 Deniz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 970 87 88 | Haber Scripti: CM Bilişim