• BIST 95.522
  • Altın 276,662
  • Dolar 5,7158
  • Euro 6,3462
  • İstanbul 22 °C
  • Ankara 16 °C
  • İzmir 25 °C
  • Antalya 25 °C
  • Muğla 23 °C
  • Çanakkale 24 °C

Şehir Plancıları Odası’ndan ‘Turizm Yönetmeliği’ne tepki: Kamu yararının son kırıntıları da yok ediliyor…

Şehir Plancıları Odası’ndan ‘Turizm Yönetmeliği’ne tepki: Kamu yararının son kırıntıları da yok ediliyor…
Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Turizm Yönetmeliği hakkında Şehir Plancıları Odası dikkat çeken açıklamalar yaptı. Açıklama, ‘daha fazla inşaat-daha fazla kar’ hırsıyla kamu yararının son kırıntılarının yok edildiğine dikkat çekildi.

Turizm Tesisleri Uygulama Yönetmeliği, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürülüğe girdi. Yönetmeliğin yayımlanmasından sonra Şehir Plancıları Odası (ŞPO) dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

“Mevzuatın kamu yararı içerikli son kırıntılarının da ‘daha fazla inşaat-daha fazla kar’ hırsıyla yok edilmesi kolaylaştırılmaktadır” denilen ŞPO açıklamasında şu ifadelere yer verildi:

“Turizm Tesisleri Uygulama Yönetmeliği’nin amacının ‘turizm tesislerinin yüksek nitelikli hale getirilmesi için bu tesislerin plan, fen, sağlık ve sürdürülebilir çevre şartlarına uygun yapı ve yapılaşma koşulları ile projelendirilmelerine ilişkin usul ve esasları belirlemek’ olduğu belirtilmekte; ancak bu yönetmelik ile ‘plan, fen, sağlık ve sürdürülebilir çevre şartlarına uygunluk’ değil, Kıyı Kanunu’nun getirdiği yapılaşma kısıtlarının kaldırılması düzenlenmektedir. Kıyıların, Kıyı Kanunu’nun özüne aykırı olarak kullanımını 4-5 yıldızlı oteller lehine ve büyük ölçek tercihi üzerinden yapan bu düzenleme ile  ‘sahil şeridinin birinci bölümünü de içeren orman vasıflı taşınmazların sahil şeridinin birinci bölümünde kalan kısımları da imar planlarında Turizm Tesis Alanı olarak gösterilir ve emsal hesabı da turizm tesis alanının tamamı üzerinden yapılır’ denilmekte ve Anayasal koruma altında olan doğal alanlarımızın, kıyılarımızın geri dönüşü olmayacak şekilde yapılaşmasına, tahribatına, özel kullanıma ve tahsisine hız verecek maddeler içerdiği görülmektedir.

‘...Bu alanların sahil şeridinin birinci ve ikinci bölümlerinde kalan kısımlarındaki uygulamalar, Kıyı Kanunu ve Kıyı Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelikte tanımlanan şekilde yapılır. Bu alanların sahil şeridinin ikinci bölümündeki emsali, ikinci bölüm olarak ayrılan alanın en fazla 0.20’si olabilir. Yapılanma hakkının kalan kısımları sahil şeridinin dışında kalan alanda kullanılır" ifadesi ile, kıyı alanı emsal hesabına dahil edilerek turizm tesislerinin sahil şeridinin gerisinde kalan alanında yoğunluk arttırıcı düzenlemenin önü açılmaktadır.  Bu yönetmeliğin en önemli hedefinin 4-5 yıldızlı tesislerin yatak kapasitesini ve yapılaşma yoğunluğunu artırmaya yönelik olduğu açıktır. Oysa emsal hesabına dahil edilen sahil şeritlerinde kullanım ve planlamayı yönlendiren hukuki metinler Kıyı Kanunu ve Kıyı Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmelik`tir. Bu iki hukuki metinde de kıyı alanlarında ‘kamu yararının korunması’ ve ‘kıyıların halkın kullanımına açıklığı’nın bir zorunluluk olduğu ortada iken sahil şeridinde yer alan ormanlık alanların "Turizm Tesis Alanı" olarak gösterilmesi Kıyı Kanunu`na aykırı bir düzenlemedir. Sahil Şeridinde ikinci 50 metrelik kısım Kıyı Kanunu`nun Uygulanmasına Dair Yönetmelik gereğince ‘konaklama hariç’ günübirlik turizm tesislerinin yer alabileceği alan olarak tanımlanmış iken; uygulamaya konulan yeni yönetmelik ile bu alanlar da Turizm Tesis Alanlarının emsal hesaplarına eklenerek, emsal hesabında görünmeyen gizli yapılaşmanın önü açılmaktadır. Yine yeni yönetmeliğin 6. maddesinde tanımlanan çok sayıda ‘adrese teslim’ yapılaşma koşulu ile emsale dâhil olmayan yapılaşmaya olanak tanınmakta; "bina cephe uzunluğu ve derinliği, yapı yaklaşma mesafeleri ve taban alanı sınırlaması haricinde herhangi bir ölçüyle sınırlı değildir" tanımlamasıyla cephe ve derinlikle ilgili tüm yapılaşma sınırları kaldırılmakta, yapılaşmanın yatayda ölçeksiz büyümesinin önü açılmakta, doğa ile uyumluluk-kimlik-ölçek vb. sürdürülebilirliğe ilişkin tüm kaygılar planlama-tasarım sürecinin dışına itilmektedir.

İlgili yönetmeliğin adı Turizm Tesisleri Uygulama Yönetmeliği olmakla birlikte, tanımlar kısmında ‘turizm tesisi: Turizm Tesislerinin Niteliklerine İlişkin Yönetmelik hükümlerine göre belgelendirilen, turizm yatırımı kapsamında bulunan veya turizm işletmesi faaliyetinin yapıldığı dört ve beş yıldızlı oteller ile dört ve beş yıldızlı tatil köyleri ve bunların ayrıntıları ve tamamlayıcı unsurları" şeklinde tanımlanmıştır. Bu tanımdan da açık olarak anlaşılacağı üzere, ilgili yönetmelik turizm tesislerine bütünlüklü bir bakış açısına sahip olmayıp, sadece 4-5 yıldızlı otel ve tatil köylerine ilişkin düzenlemeleri ele almaktadır. Dolayısıyla bu Yönetmeliğin amacının iddia edildiği üzere ‘...Kültür ve Turizm Bakanlığından belgeli turizm tesislerinin yüksek nitelikli hale getirilmesi için bu tesislerin plan, fen, sağlık ve sürdürülebilir çevre şartlarına uygun yapı ve yapılaşma koşulları ile projelendirilmelerine ilişkin usul ve esasları belirlemek’ olmayıp sadece 4-5 yıldızlı, büyük sermaye gruplarına ait otel ve tatil köylerinin yapılaşma haklarını artırmayı, kıyı alanlarını diğer tesisler ve kamu aleyhine özel kullanımlarına dahil etmeyi hedeflediği açıktır.

Bu tür bir düzenleme ile hâlihazırda geniş halk kesimlerinin kullanımına ve kamu yararına büyük oranda kapatılmış olan sahil şeritlerinde düşük gelirli grupların kullanımına olanak sağlayan son alanların da büyük sermaye gruplarının kullanımına tahsis edileceği açıktır. Bu tutum açık ve net bir şekilde Anayasa`ya, Kıyı Kanunu’na ve Kıyı Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin ruhuna aykırıdır. Ayrıca sahil şeritlerinde yer alan orman vasıflı alanların turizme açılması turizm merkezi kıyılarında son kalan orman alanlarının da yapılaşarak yok olmasına sebep olacak,  ülkemizde her geçen gün etkilerini olumsuz biçimde hissettiğimiz iklim değişikliğini hızlandıracaktır. Söz konusu madde bağlamında değerlendirildiğinde, Yönetmeliğin, amacının tersine, sürdürülebilir çevre şartlarını sağlamak bir yana,  var olan kıyı kesimi orman alanlarının yağmalanmasının önünü açacağı, talebi bu alanlara yönlendireceği ve yapılaşmayı hızlandıracağı açıkça görülmektedir.

Kıyılar ve ormanlar bizimdir. Sermayeye peşkeş çekilemez. Bizler, kamusal alanlarımızda, kamu yararını gözeterek, her zaman doğal, tarihi ve kültürel çevrenin tahribatına karşı duracağımızı ve bu konuda atılan politik ve hukuki adımlarla mücadele etmeye devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.”

DENİZ HABER AJANSI

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÇOK OKUNANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2004 Deniz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 293 75 48 | Faks : 0212 293 75 49 | Haber Scripti: CM Bilişim