Japonya, küresel tedarik zincirlerinde Çin'in hakimiyetini kırmak ve ulusal güvenliği sağlamak amacıyla yürüttüğü derin deniz madenciliği testlerinde tarihi bir başarıya imza attı. Yaklaşık 6.000 metre derinlikten nadir toprak elementi içeren tortu çıkarılarak, bu alanda dünyada bir ilke imza atıldı.
Teknoloji endüstrisi ve savunma sanayii için hayati önem taşıyan ‘nadir toprak elementleri’ (REE) konusunda dışa bağımlılığı azaltmak isteyen Japonya, stratejik bir hamle gerçekleştirdi. Japon hükümeti, okyanus tabanından kritik mineralleri çıkarmak üzere yürütülen test görevinin başarıyla tamamlandığını duyurdu.
Hükümet Sözcüsü Kei Sato, operasyonu "hem ekonomik güvenlik hem de kapsamlı denizcilik gelişimi açısından anlamlı bir başarı" olarak nitelendirdi. Devlet destekli keşif gezisi kapsamında derin sulardan çıkarılan örneklerin, nadir toprak elementi konsantrasyonunu belirlemek üzere ayrıntılı analize tabi tutulacağı bildirildi.
MİNAMİTORİ ADASI AÇIKLARINDA TARİHİ OPERASYON
Test çalışmaları, Tokyo'nun yaklaşık 2.000 kilometre (1.243 mil) doğusunda bulunan ve Japonya'nın en doğu ucu olan Minamitori Adası açıklarında gerçekleştirildi.
Projeyi yürüten devlet kurumuna göre, geliştirilen özel sistem 5.000 ila 6.000 metre (16.400 - 19.700 fit) derinliklerdeki metal içeren çamuru çıkarmak üzere tasarlandı. Araştırma gemisinin özel ekipmanlarıyla gerçekleştirdiği bu operasyon, Şubat 2027'de başlaması planlanan daha kapsamlı test süreçlerinin de önünü açtı.
Planlamalara göre, sistemin tam kapasiteyle çalışması durumunda, hangi minerallerin mevcut olduğunu tespit etmek amacıyla günde yaklaşık 385 ton tortu yüzeye çıkarılacak.
ÇİN HEGEMONYASINA KARŞI TEDARİK ZİNCİRİ GÜVENLİĞİ
Akıllı telefonlardan elektrikli araçlara, rüzgar türbinlerinden gelişmiş füze sistemlerine kadar pek çok alanda kullanılan nadir toprak elementlerinde Çin, küresel üretimin ve işlemenin merkezi konumunda.
Japonya, nadir toprak elementi ihtiyacının yaklaşık yüzde 70'ini Çin'den karşılıyor. Son yıllarda Pekin yönetiminin ihracat kısıtlamalarını bir ‘kaldıraç’ olarak kullanması ve jeopolitik gerilimlerin artması, Tokyo'yu alternatif arayışlarına itti. Avustralya ve Fransa'daki projelere yapılan yatırımların yanı sıra, bu derin deniz girişimi ‘ekonomik güvenlik’ stratejisinin en önemli ayağını oluşturuyor.
Japonya Ulusal Yenilikçi Okyanus Geliştirme Platformu Program Direktörü Shoichi Ishii, durumu şu sözlerle özetledi: "Bu bir ekonomik güvenlik meselesidir. Ülkenin nadir toprak elementleri tedarik zincirini güvence altına alması gerekiyor. Maliyeti ne olursa olsun, sanayinin buna ihtiyacı var."
MALİYET VE TEKNİK ZORLUKLAR SÜRÜYOR
Derin deniz madenciliği, potansiyeline rağmen büyük teknik ve finansal riskleri barındırıyor. Aşırı basınç, karanlık ve karmaşık lojistik süreçler, ticari ölçekli üretimi zorlaştırıyor. Bugüne kadar dünyanın hiçbir yerinde deniz tabanından ticari ölçekte metal çıkarımı gerçekleştirilemedi.
Boise Eyalet Üniversitesi'nden Doçent David Abraham, kilometrelerce derinlikten çamur çıkarmanın teknik olarak mümkün olsa bile, sürdürülebilir hükümet desteği gerektiren ‘aşırı yüksek işletme maliyetleri’ doğuracağı konusunda uyarıda bulunuyor.
Ancak Japon yetkililer için ticari belirsizlik, ulusal sanayi ve güvenlik için kritik öneme sahip malzemelere erişim ihtiyacının yanında ikinci planda kalıyor. Analistler, bu girişimin en iyi ihtimalle ‘niş bir tedarik zinciri’ oluşturacağını, ancak stratejik açıdan Japonya'nın elini güçlendireceğini belirtiyor.
DENİZ HABER AJANSI































