İngiltere’de denizcilik araştırma tesisi, Kraliyet Donanması’nın gemi ve denizaltılarını daha sessiz ve görünmez hale getiren kritik teknolojilerin geliştirildiği merkez olarak öne çıkmaya başladı
Uzunluğu 270 metreyi (885 fit) bulan ve yedi olimpik yüzme havuzunu dolduracak miktarda su barındıran tesis, The Telegraph gazetesine 20 yılı aşkın sürenin ardından ilk kez kapılarını açtı.
Savunma şirketi QinetiQ tarafından Gosport’taki Haslar tesisinde işletilen merkez, son 80 yılda savaş gemileri ve denizaltı gövdeleri ile pervane tasarımlarında önemli atılımlara imza attı.
Tesiste yer alan Shiphall Two, 17 bin ton kristal berraklığında suyla doldurulmuş 270 metrelik havuzuyla savaş gemileri, denizaltılar ve ticari gemilerin erken prototiplerinin test edildiği ana merkezlerden biri olarak öne çıkıyor.
Bir fırkateyni yüzdürebilecek büyüklükte
Merkezde ayrıca Ocean Basin adı verilen daha büyük bir test havuzu bulunuyor.
Bu havuz:
120 metre uzunluğunda
60 metre genişliğinde
5,5 metre derinliğinde
Toplam 40 bin ton su barındırıyor ve bir Type 23 fırkateyni yüzdürebilecek kapasiteye sahip.
Gizlilik üst düzeyde
Tesiste yapılan çalışmaların ayrıntıları ve hangi kurumlar için gerçekleştirildiği yüksek gizlilik taşıyor. Yetkililer yalnızca, bu araştırmaların Kraliyet Donanması’nı daha verimli ve daha “görünmez” hale getirdiğini belirtiyor.
İngiltere Savunma Bakanlığı, merkezin çalışmalarının “Britanya’yı içeride güvende, dışarıda güçlü tuttuğunu” vurguluyor.
Rusya’nın artan deniz faaliyetleri endişe yaratıyor
Bu gelişmeler, Rusya’nın İngiltere çevresindeki deniz faaliyetlerini artırdığı bir dönemde geldi.
Savunma yetkililerine göre son bir yılda İngiltere sularına giren Rus savaş gemisi ve denizaltılarının sayısı yüzde 30 arttı.
Kraliyet Donanması Komutanı General Sir Gwyn Jenkins, Noel öncesinde yaptığı açıklamada, artan Rus faaliyetlerine karşı donanmanın zorlandığını belirterek, “Dayanıyoruz ama çok az farkla,” ifadelerini kullandı.
Nükleer denizaltılar için hayati rol
Tesiste geliştirilen teknolojiler, yalnızca Rus gemilerini fark edilmeden izlemek için değil, İngiltere’nin nükleer caydırıcılığının temelini oluşturan Vanguard sınıfı nükleer denizaltıları gizli tutmak için de kritik öneme sahip.
Bu denizaltıların sessizliği ve tespit edilemezliği, İngiltere’nin nükleer caydırıcılığının temel unsurlarından biri olarak görülüyor.
“Akustik parmak izi” test ediliyor
Tesiste yer alan kavitasyon tüneli, yeni nesil pervanelerin test edildiği en kritik alanlardan biri.
Burada yapılan testler, su içinde oluşan ve ani şekilde patlayan hava kabarcıklarının yarattığı sesleri analiz ederek gemilerin “akustik parmak izi”ni belirliyor.
Bu sesler, denizaltıların tespit edilmesinde kullanılabiliyor. Aynı teknoloji, İngiliz denizaltılarının düşmanlar tarafından fark edilmesini önlemek için de kullanılıyor.
“Dünyanın en iyileriyle yarışıyoruz”
Tesisin baş danışmanlarından Chris Richardsen, merkezin dışarıdan sıradan göründüğünü ancak dünyanın en ileri denizcilik teknolojilerine sahip olduğunu söyledi.
“Bu duvarların arkasında, dünyadaki en iyi tesislerle yarışan bir kapasite var,” diyen Richardsen, gizlilik kurallarının ise vazgeçilmez olduğunu vurguladı.
Denizaltıcılar için hayat kurtaran araştırmalar
Tesiste ayrıca denizaltı mürettebatının acil durumlarda güvenli şekilde tahliye edilmesini sağlayan sistemler de test ediliyor.
Bu alanda çalışan emekli deniz subayı Jules Stevenson, yapılan işin hayati önem taşıdığını belirtti.
“Denizde görev yapan insanların hayatı, burada yapılan çalışmaların doğruluğuna bağlı,” diyen Stevenson, bu sorumluluğu son derece ciddiye aldıklarını söyledi.
Gosport milletvekili Dame Caroline Dinenage ise merkezin çalışmalarının İngiltere’nin güvenliği açısından kritik olduğunu belirtti.
Savunma Bakanlığı da QinetiQ’nin Haslar’daki çalışmalarının, İngiltere’nin ulusal güvenliğini güçlendirdiğini ve yüksek teknoloji alanında istihdam sağladığını açıkladı.
DENİZ HABER AJANSI
































