Göcek’te yıllar içinde artan marina ve tekne sayısı, su sirkülasyonu sınırlı olan iç denizde ciddi kirliliğe neden oldu. Hürriyet gazetesinden Fatih Çekirge'nin aktardığına göre özellikle yaz aylarında kötü koku ve haşere artışı görülürken, koylar aşırı yoğunluk nedeniyle “yazlık site” görünümüne büründü. Artan kalabalık, tekneler arasında gerginliklere yol açarken, bazı olaylar kavgaya ve ölümlere kadar uzandı.
DEMİR ATMA YASAĞINDAN SONRA...
Göcek’te deniz kirliliğini önlemek amacıyla Türkiye Çevre Ajansı tarafından yeni bir düzenleme başlatılmıştı. Pilot bölge ilan edilen Göcek’te teknelerin demir atması yasaklanırken, bağlanma işlemleri şamandıra sistemiyle sınırlandırılmıştı. Çevre Ajansı Başkanı Nurullah Öztürk'ün anlatımına göre yaklaşık 900 bağlama noktasına karşılık bölgede sezon boyunca 2.500’den fazla teknenin bulunduğu belirtilmişti. Yeni sistemle yoğunluğun azaltılması, deniz çayırlarının ve deniz ekosisteminin korunması hedeflenirken, Çekirge "Demir atılmayacaksa, o koylardaki iskeleler ne olacak?", "Ve Göcek’e gelen tekneler restoranlara gitmek için nasıl bir sistemle demirleyecek? Örneğin büyük yatlar ne yapacak?", "Eski sistemde koylara kadar girip iskelelere yanaşılabiliniyordu. Şimdi bu olacak mı?" sorularını sordu.
İSKELELERE DE CEZA GELDİ
Sistemin nasıl işleyeceği merak konusu olurken, iskelelerle ilgili de bir yasak geldi. Düzenleme kapsamında koylardaki iskeleler için de yıkım kararları alınırken, teknelerin restoranlara erişimi ve büyük yatların kullanımına ilişkin uygulamaların da değişeceği ifade ediliyor.
Göcek’te “pilot bölge” uygulaması kapsamında koylardaki restoran ve iskele işletmelerine yaklaşık 250 milyon lira ceza kesildi, tüm iskeleler için yıkım kararı alındı. Çekirge, kararların bölgedeki neredeyse tüm koyları kapsadığını ve cezaların geriye dönük uygulandığını belirtirken, işletmelere nisan sonuna kadar süre verildiğini, mayıs başı itibarıyla yıkımların tamamlanmasının hedeflendiğini aktardı.
İŞLETMELER DAVA AÇMAYA MI HAZIRLANIYOR
Çekirge, Göcek’te alınan kararların ardından bazı işletmecilerin yargıya gitmeye hazırlandığı belirtiliyor. Aktardığına göre, işletmeler “yürütmeyi durdurma” talebiyle dava açarsa, koylarda hukuki süreçlerin başlaması ve uygulamaların geçici olarak ertelenmesi ihtimali bulunuyor.
" BUNUN DENİZLERE FAYDASI YOK"
Çekirge konuya dair şu yorumu yaptı: "Belki davayı açacak olanlar kızacaklar ama; Bunun bu denizlere ve bu ülkeye faydası yok. Yıllarca kıyıları işgal edenlerin açtığı “yürütmeyi durdurma” davaları yüzünden bu kıyılarda kaçak yapılaşmanın nasıl arttığını yazmış bir kardeşiniz olarak diyorum ki; Çözüm bu olmamalı. Konuşup gerçekleri anlatmakta ve çözümü öyle bulmakta fayda var."
FİLTRE ÖNERİSİ: "VAHŞİCE KULLANDIK O CENNETİ"
Çekirge altyapı yatırımlarının ve filtrenin önemine dikkat çekerek, "Aslında Ege’nin ve Akdeniz’in birçok ülkesinde kıyılar ve özellikle iç denizler koruma altındadır. Yapılacak yatırımlar önceden kontrol edilir. Denizin ve eko sistemin korunması için önlemler alınır. Örneğin altyapı yatırımları. Filtre gibi. Ama ne yazık ki; Göcek koylarında böyle bir kontrol ve filtre sistemi olmadı. Olamadı. Vahşice kullandık o cenneti" dedi.
"YALNIZ GÖCEK Mİ... TÜRKBÜKÜ, HİSARÖNÜ, KEKOVA..."
Sadece Göcek değil, tüm koyların ve denizlerin koruma altına alınması gerektiğini söyleyen Çekirge şu ifadeleri kullandı: "Yalnız Göcek’i mi? Bütün kıyılarımız böyle değil mi? Örneğin Bodrum Türkbükü’nü düşünün. Hisarönü’nü düşünün. Kekova’yı düşünün. Tabii olayın tarafları var. Oralara devletin izniyle yatırım yapmış olanlar var. Ekmeğini yıllardır, atalarından gelen alışkanlıklarla kazanan yörük çocukları var. Aileler var."
DENİZ HABER AJANSI

































