• BIST 95.734
  • Altın 271,952
  • Dolar 5,5633
  • Euro 6,1703
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 16 °C
  • İzmir 25 °C
  • Antalya 26 °C
  • Muğla 21 °C
  • Çanakkale 18 °C

Bahçeşehir Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Enver Yücel, MLA Koleji’ni anlattı

Bahçeşehir Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Enver Yücel, MLA Koleji’ni anlattı
BAU Global, denizcilik sektöründe İngiltere’de uzman olan MLA Koleji’ni satın aldı. Bahçeşehir Üniversitesi Mütevelli heyeti Başkanı Enver Yücel, MLA Koleji’ni satın alma sürecini ve hedeflerini Deniz Haber Ajansı’na anlattı.

Modern, saygın ve kaliteli eğitim anlayışıyla hem Türkiye’de hem de dünyanın 4 kıtasında açtıkları üniversitelerle tanınan Bahçeşehir Üniversitesi Mütevelli Hheyeti Başkanı Enver Yücel, hem üniversitenin faaliyetlerini hem de Türkiye’de bir ilke imza attıkları MLA Koleji’ni Deniz Haber Ajansı Yönetim Kurulu Başkanı Recep Canpolat’a  anlattı.

Recep Canpolat - Uluslararası Deniz Teknolojileri ve Bilim Enstitüleri’nin bir koleji, Türkiye’deki eğitim kurumları içerisinde üniversite düzeyinde bir okulu satın aldınız. MLA College’nin satın alma sürecini anlatır mısınız?

Enver Yücel - Biz dünyadaki bu yapımıza BAU Global diyoruz. BAU Global’in dünya üzerinde çeşitli yerlerde üniversiteleri var. En başta İstanbul’da, Washington’da, Berlin’de Gürcistan’da ve Kıbrıs’ta. Tabii İngiltere çok çok önemli bir ülke. İngiltere’de de bir yapımızın olmasını çok arzu ettik. Biz dünyada 3. Nesil üniversite kavramını, onun lokomotif işini yapmak istiyoruz. Artık dünya çok değişti. Üniversitelerin rolleri çok değişti. Üniversitelerde bu şekilde artık kendini yenilemesi lazım. Bizim ihtiyaç duyduğumuz ve insanlığın ihtiyaç duyduğu, ülkelerin ihtiyaç duyduğu hangi alanlarda ne yapacaksak ve bununda en güçlü olduğu alan ve ülkelerde işbirliği yapmaya çalışıyoruz. Dünya küçüldü. Bu dünyanın düzenindeki bütün değerleri biz paylaşmalıyız. Olanları paylaşmalıyız. İngiltere denizciliğin merkezi gibi. Denizciliğin yanında türevleri olan işte deniz hukukundan, deniz teknolojilerinden bu alanlarla ilgili çok önemli bir ülke. Bu ülkede çok yıllar önce kurulmuş olan İngiliz Kraliçesi’ninde izniyle kurulmuş olan IMarest diye bir uluslararası enstitü var. Bu enstitü yıllar içerisinde dünyada denizciliği daha da geliştirebilmek için Üniversite kurmaya karar vermişler ve MLA College diye 8 sene önce bir organizasyonu kurmuşlar. Şu anda devam ediyor, öğrencileri var. Online olarak dünyaya hizmet veriyorlar. Tabii bizimde eğitimde global bir marka oluşumuz nedeniyle bizlerle birlikte olmak istediler. Kendileri tabii eğitimci değiller ama eğitimin ne kadar önemli olduğunu denizcilik sektörünün daha da iyi olabilmesi için daha iyi daha kaliteli eğitimin yapılması gerektiğini inanarak bizimle buluştular.

enver_yucel_recep_canpolat_5.jpg

Şu anda ne kadar öğrencisi var?

- Şu anda 600 civarı bir öğrencisi var. Daha yeni. Önümüzdeki günlerde daha farklı alanlarda, daha farklı bölümler, fakülteler açarak bu sayı çoğaltılacak. Zaten biz tamamını satın almadık. Çoğunluk hisseye sahibiz, biz ortak olduk. Tabii birinci tercihimiz denizcilik biz de dedik denizcilik. Ülkemizin 3 tarafı denizlerle çevrili ama Türkiye denizcilik anlamında hak ettiği noktada değil. Biz bunu daha da geliştirmek istiyoruz. Ülkemizin denizcilik anlamındaki gücünü daha da artırmak istiyoruz. Gelecekte denizcilik sektörü çok daha iyi olacaktır , artarak devam edecektir. Ama bunun teknik elemanını ve teknolojisini daha fazla geliştirmemiz lazım. Bu da ancak eğitimle üniversitelerle mümkün olabilir. Onlarla birlikte bu işe başladık. Dilerim bundan sonra çok daha iyi olacak.

- BAU Global bir anlamda IMarest Akademisinin bir sinerji katacağını söyleyebiliriz.

- Tabii yönetimi bizde olacak. Tamamen bizim stratejilerimize göre uygulayacağız. Bizim 51 yıllık bir eğitim geçmişimiz var. Tecrübemiz var. Dünyanın çeşitli noktalarında merkezimiz var. Hepsiyle birlikte bir sinerji yaratarak çok güzel bir kolej olacak.Büyüyeceğine ben çok inanıyorum. Tabii Türkiye de bundan çok yararlanacak. Denizcilik sektörümüzün daha kalifiye elemanlar daha iyi deniz elemanları olmasını arzu edeceğiz. Bu sektör çok daha büyüyecek. Önümüzdeki günler artık mavi ekonomi dönemi başlayacak. Okyanuslar 7. Büyük ekonomi. Bütün bunlara hitap eden gençlik yetiştirmemiz lazım. Sektöre de katkı sunmamız lazım. Yani klasik bir denizcilik eğitimi veren bir üniversite değil de geleceğe yönelik, denizciliğin geleceğini kodlayarak proje üreterek bir şeyler yapacağız.

enver_yucel_recep_canpolat_2.jpg

- Dünya ticaretinin yüzde 87’si deniz yoluyla yapılıyor. Yine bununla paralel olarak dünya ekonomisinin özellikle fosil yakıtlarının taşınmasında da yine gemiler, deniz ekonomisi ön planda görülüyor. Sayın hocam bu konunun biraz dışına çıkarak özellikle Bahçeşehir Üniversitesi ile ilgili kısa ilgi istiyorum. Çünkü Türk eğitim kurumları içerisinde dünyanın en önemli global markası ve 4. Kıtaya bir proje yaptığınızı biliyorum. Güçlü bir  altyapıyla çalışıyorsunuz, öğrencilerinize eğitim veriyorsunuz. En önemlisi AB sınırları içerisinde yaklaşık  252 Bin öğrenciniz oluyor doğru mudur? 

- Bu sene öğrenci sayımız 200 Bin civarı olacak.

Yeni projeleriniz nedir?

- BAU Global Bahçeşehir Uğur Eğitim Kurumları’nın çatı ismidir. Biz 51 yıllık bir eğitim kurumuyuz. Dolayısıyla kolejlere anaokulundan liseye kadar, üniversiteleriyle Avrupa’nın eğitim kurumuyuz. Bizim böyle bir yapımız var. Bu yapı içerisinde dünyadaki yeni gelişmeleri takip ederek önümüzdeki yılların gelecekteki mesleklerine öğrencilerimize yönlendirerek işler yapmak istiyoruz. Çünkü gelecekte bugünkü mesleklerin çoğu olmayacak. Araştırmacılar diyor bugün anaokuluna başlayan bir çocuk 30 yıl sonra iş hayatına atılacak ve o zaman buradaki mesleklerin yüzde 60’ı olmayacak. Şimdi teknolojiler değişiyor. 5G teknolojisi geliyor, yapay zeka, veri analistleri bütün bunlara hitap eden bir yapı olmamız lazım. Bu her sektörü etkiliyor. Ben kendi sektörüm olan eğitim sektöründen biliyorum. Teknolojilerle birlikte eğitim epeyce değişti ve daha çok değişecek. En durağan olması gözüken sektördür sağlık. Sağlık çok değişecek diğer alanlardaki şeyler çok değişecek. Biz o zaman geleceğe nasıl yönlendiririz , yön verebiliriz şeklinde öğrencileri yetiştiriyor olmamız lazım. Sanayi dönemindeki eğitim politikalarıyla bugünkü eğitim anlayışını aynı tutamayız. Değişmemiz lazım, değiştirmemiz lazım, çağa ayak uydurmamız lazım. Bahçeşehir Üniversitesi kurulurken hedeflerini açılış konuşmamda ben söyledim. Biz Harword  olmak için 150 yıl bekleyemeyiz dedim ve uluslararası olacağız dedim. Uygulamanın içinde bir eğitim yapacağız dedim. Şu anda bizim gittiğimiz hedef bu. Çok yakında büyük bir teknopark girişimimiz olacak. Tabii bu girişim Türkiye’de üniversitelerde yapılıyor ama biz burada kalmayacağız. Bu teknoparkı Amerika’daki önemli merkezlerde, Berlin’de gelecekte İngiltere’de bu yapılarla uğraşacağız. Yenilikçi olan düşünceleri olan insanların adeta elinden tutacağız. Onlara dünyada fikirlerini ve bu önerilerini paylaşabilecek imkanlar sağlayacağız. Belki geleceğin dünyasının yapamayacağı bir işgücü var. Yaşı uzatacağız 12 yaşına kadar insanlar yaşayabilir ama genç nüfus yapabilelim dediğimiz zaman işte orada biraz zorlanacak. Dünya yaşlanıyor. Bizim su andaki genç neslimiz mükemmel ve iyi eğitim vermeliyiz. Avrupa ülkelerine bakın, Kanada’ya bakın, nüfus artışları neredeyse yok denecek düzeyde. Yaşlanma bu ülkelerde çok fazla var. Türkiye’de de hep böyle devam etmeyecek. 2030’dan sonra yavaş yavaş durağanlığa geçiyoruz. Biz hiç ertelemeden çocuklarımıza iyi eğitimi vermemiz lazım. Geleceğin eğitimlerini öğretmemiz lazım. Onlara bugünün değil geleceğin sorunlarını çözebilecek anlayışta eğitimler vermemiz lazım. Bu nedenle endüstriyel tasarım düşünüyorsak biz bunun Berlin ve İtalya’da olsun istiyoruz. Oraları da görsün istiyoruz. Bir kampüste anfilerde 4 yıl, 5 yıl öğrencinin zaman geçirmesi artık o devir kalktı. Hoca gelecek anfide ders anlatacak diploma alacağız bu devir bitti. Çünkü o anlatılan dersler artık cep telefonlarında var. Artık ne yapmak lazım, uygulamak lazım, yapmak lazım. Yoksa çocuk o derse o hocanın anlattığı dersi başka bir yerden çok daha üzerinde bulabilir. Uygulamanın içinde bir yapı eğer yapabilirsek denizcilik sektöründen konuşacak olursak denizci tersanelerde gemi yapımı inşasıyla yapabilir, siz bunu kara tahtada öğretemezsiniz. Daha doğrusu artık hocanın anlattığını, bilgileri transfer eden onunla yetinen bir nesil olmaz. Uygulama yapması şart.

enver_yucel_recep_canpolat_3.jpg

- Denizcilik sektörüyle ilgili öğrencileri için staj sorunu çok önemli. Mecburi hizmet denizcilik fakültelerinde. Bunlar ilgili bir projeniz var mı? Örneğin eğitim gemisi yapmak, yaptırmak. Türkiye’de denizcilik fakültelerinde en büyük sorun olarak önümüze çıkıyor. Siz denizcilik sektörüne tam merkezden girdiniz. Bu konuda bir projeniz var mı?

- Denizcilik sektöründen birisi değilim ben eğitimciyim. Ama eğitimcinin bu devirdeki rolü her şeyin en iyisini nerde nasıl bulabilirimi bilmektir. Ben eğitimci olarak denizcilik sektöründe eğitimin nasıl olması gerektiğini, nerede olduğunu bunları bilen insanlarla çalışırım. Bizim bu alandaki çalıştığımız ve denizcilik sektörüne İngiltere’ye girişimizde büyük rol oynayan Başak Akdemir, denizcilik ailesinin bir ferdi olarak kendisinin büyük katkıları oldu. Kendisi mühendistir, yapay zekayla ilgileniyor. İngiltere’deki bu girişimciliğin öncülüğünü yaptı. Bu anlamda nerede ne iyi bunu biliyoruz. Benim sadece söyleyebileceğim bu sektörü daha güçlü yapıp uyulama dedim, dolayısıyla sadece Türkiye’deki stajyerleriyle değil de bütün dünyaya yönlenmemiz ve İngiltere dediğim gibi bunların başında. Gemi olması lazım dediniz. Gemi dünyada çok var. Yeter ki siz bunları tasarlayın. Eğitim gemilerini gördüm bir ara Türkiye’ye getirip, İstanbul’da yüzer üniversite haline dönüştürelim istedik ve İstanbul’da kalsın istedik ama İstanbul’un içerisinde bağlayabilecek bir yer veremedikleri içinde biz yapamadık. Ama dünyada bunlar var dünya çok küçük. Uygulamanın olmayacağı hiçbir sektörde iş yapamıyoruz. Bütün alanların eğitiminin tıp fakültesi gibi olmasını istiyoruz. Tıp fakültesinde hem teorik vardır hem de uygulama vardır. İkisini birlikte yaparsınız. Diğer alanlarda pek yok. Her alanda bunun olması lazım.- Bir de sizin başka bir şapkanız var, Birleşmiş Milletler Eğitim Komitesi’nin İstanbul Başkanı’sınız. Ne gibi faaliyetlerde bulunuyorsunuz, göreviniz nedir?- Yıllardır benim yaptığım işler kamu yararı olan işlerdir. Eğitim işleri yapıyorum. Tabii bunları yaparken eğitimin erişilmesiyle ilgili de çalışıyorum. İyi eğitim Türkiye’deki her çocuğun hakkıdır anlayışıyla hareket ediyorum. Yaşanabilir bir dünya olması için iyi eğitimler olmalı. Gelirle eğitimin arasındaki korelasyon çok fazla var. Okuduğunuz zaman maaşınız ya da geliriniz artıyor. Böyle bir dünyada biz her yere eğitimi götürebilmemiz lazım. Bunlarla ilgili yapıyorum. Türkiye’de en başta eğitim görmek isteyen çok değerli öğrencilerimiz var ama yeteneklerini öne çıkaramayacak öğrenciler varsa bunları alıyoruz. Kalkınmanın sürdürülebilir olması lazım. Siz bir ülkeyi kalkındırırken eğer geleceğini yok ediyorsanız bu kalkınmamın bir ehemmiyeti yoktur. Siz bir anda belki denizleri yolları keserek ülkenizi zengin yapabilirsiniz ama onu gelecek kuşaklara aktaramıyorsak bu sürdürülebilir bir kalkınma değildir. O zaman bu anlayışta çalışacağız. Bu anlayışta çalışırken enerjiye dünyada çok ihtiyacımız olduğu için enerjiyle ağaçları yolları keserek, denizleri, yolları kapatarak geleceği tehdit etmek yerine yenilenebilir enerji arayışlarına giriyor olabilmemiz lazım. Yine çocuklarımız yaratıcılıklarını ortaya koymalılar. Faklı anlayışları olması lazım. Bunu beslememiz lazım. Dünyanın bizden beklediği bu. Bütün bunlarla ilgili çeşitli faaliyetlerimiz var. Birleşmiş Milletler’de bu konuda Türkiye’de özellikle sivil toplum örgütleriyle, eğitim kurumlarıyla çalışan birisi olarak bizlere geldiler. Biz bunları zaten yapıyoruz ama bunları BM çeşmesi altında yapmak bizimde hoşumuza gider daha da güçlü olabiliriz dedik. Tabii sadece Türkiye’de değil dünyanın herhangi bir yerine gittiğimi zamanda bu türlü faaliyetleri yapabileceğim.

enver_yucel_recep_canpolat_4.jpg

- Son dönemlerdeki ormanlarımız katlediliyor, yakılıyor, kesiliyor. Geleceğimiz yok ediliyor. IMarest, Birleşmiş Milletler Denizcilik Örgütü’nün aynı zamanda danışman statüsünde bir sivil toplum örgütü. Dünyadaki özellikle yeni gemi mühendisleri odalarının projelendirilmelerini ve Londra’daki merkez olarak gemi teknolojileri konusunda çok önemli bir yerde. Bu kurumla ortaklık sürecini yine bir bilim insanı ‘Başak Akdemir başlattı’ dediniz. O noktada MLA Koleji üzerinden deniz teknolojilerinin dışında denizcilik sektörünün ve deniz güvenliğinin korunması konusunda da bir projeniz olacak mı?

- Projelerimiz vardı zaten. Bunu şu andaki başlangıç aşamasında denizcilik camiasıyla ilgili hizmetler verdiğimiz için bunu daha da büyütebileceğiz. Bizim üniversitemizin mühendislik fakültesi çok güçlüdür. Üniversite denizaltı ulaşımının birbiriyle olan görüşmesini sağlayacak teknolojiler geliştiriyoruz. Buna benzer çok teknoloji var. Denizin güvenliği var. En başta boğazların güvenliği var. Bunların temizliği var. Bu alanlarda yapılacak çok iş var. Bunları yapacağız. Başak Akdemir tabii denizcilik camiasını sadece Türkiye’de değil dünyada da nereye gittiğini araştıran birisi. Bizde o yolda devam edip gideceğiz.

enver_yucel_recep_canpolat_1.jpg

DENİZ HABER AJANSI

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÇOK OKUNANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2004 Deniz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 293 75 48 | Faks : 0212 293 75 49 | Haber Scripti: CM Bilişim